| Çağlar'ın Sanal Alanı Olsun |
|
9/2/2009 - 14:49 DENEYÇok mutsuzum.Eski yazılar öksüz, sahipsiz kalacaklar burada diye üzülüyorum. Ama deney de olsa adı, artık; caglarbilir.blogspot.com EK: Buradaki(blogcu.com) tüm yazılarımı yoruma kapattım. Okuduğu yazı ile ilgili fikir paylaşmak isteyenler, tüm yazıları paylaştığım yeni yere gelebilirler. Biliyorum biraz meşakatli ama, "YAZI_ADI" +site:caglarbilir.blogspot.com şeklinde bir gugıl araması sizi ilgili yere ulaştırabilir sanırım. Umarım bu çözüm yararlı ve başarılı olur. 9/2/2009 - 14:494/2/2009 - 23:05 Kulaktan klavyeye Dem Bu Dem 04022009Sözler sınıfı genelde Kulaktan klavyeye serisinden oluşuyor. Hatırlatmak gerekirse eğer, televizyonda, radyoda ya da bilgisayarda dinlediğim şeyleri o anda anladığım kadarıyla yazıverince ortaya çıkıyor. Çoğunlukla yarım, bozuk, yanlış anlaşılmış olabiliyor. Ama bu tür yazıları da böyle seviyorum. Yine Dem bu dem programına denkgeldim Trt4'te. Oradan iki parçamız var bu yazıda. Darmadağınık.Oy yol üstüne ?desdere goymuş oy gelin vurmayın ke delikten mi aldın a gız sen bu sürmeyi sürmeyi gideyi Sarı zeybek eşelere yaslanır aman yaslanır hele yaslanır deli oğlan alacakta uslanır aman uslanır efem uslanır çam oluktan soğuk sular içilir ??yaz gelince pos balı mara göçülür?? göz... .. ??dertlilere derman derman baş da bağlılar?? ?Cemileler yalnız gezer dağlarda aman dağlarda hele dağlarda üzüm galdı mor sümbüllü bağlarda aman bağlarda yeşil bağlarda ******** demirciler aman demir döyer ... sevip sevip ayrılması fidan boylum güç olur haydinni çatal çatal ?özger var benim yarimde halka gibi gözler var inme de ... inme böyle susuz çöllere ben gidersem aman sen kalıyorsun fidan boylum ellere haydinni al işlikte mor düğme cavurun kızı yine geldin göynüme 4/2/2009 - 23:05 - yorum {2} - yorum yaz31/1/2009 - 23:26 Çağdaş OzanlarOkumadım külliyatı, ve okumadığım için de üzülüyorum kendim için. Ama hissedebiliyorum, çok büyük. Bugünlerde gibi kelimesinin üzerine çok yüklenen ne oldum delisi yazarcıklara kızıyorum. Sırf onlara uyuzluğumu sümküreceğim bir bütün yazı yazmak da istiyordum fakat o gücü bulamıyorum kendimde. Ama eğer bıkbık gibi, vıkvık gibi bırtbırt gibi diyecekseniz, o kadar sündürecekseniz şu gibi kavramını, yapmadan önce bir düşünün derim.Lütfen, bakın nasıl yakışıklı kullanılabiliyor bu. Adam yüzyıllar önce "yel esip geçmiş gibi", "göz yumup açmış gibi" diyor, ben bugün ömrümü düşünürken içimin tellerinin zınlamasına hakim olamıyorum. Adam "Gök ekini biçmiş gibi" diyor, ben dört kelimeyi okuduğumda kaç mehmet düşünüyorum biçilip gitmiş. Anlatabiliyor muyum bilmiyorum ama nasıl ki şu gibi kavramına, sanki elinde başka hiçbir kelime yokmuşcasına, Türkçenin yeni gelini gibi sarılanları okuduğumda sinirim tepeme çıkıyor, 'van minit' bile demeden alnının çatını gömçürtmek, dillerini kravat niyetine boğazlarından çıkarmak istiyorum. Evet, o kadar sinirleniyorum. Herhangi bir harekette bulunmuyorum tabii ki. Sadece içim kaynıyor, ama tutuyor, yutuyorum. Sonra seviniyorum, yine de bu saçmalıkların arasından parlayan cümleleri görebiliyorum. Kul Ahmet'e "yalan dünya" dedirtip onu bir ceketle Ahmet Bey yapabilenleri, "Kimi tatlı peşinde, kiminse tuzu yok" deyiverip de gündelik hayatımızda yaptığımız birçok şey için suçluluk duymamızın sebeplerini anlatıvermiş olanları dinleyebilmiş, okuyabilmiş olmaktan mutluluk duyuyorum. Yine ve hala ve her seferinde hep yürek kabartıp ve aynı zamanda huzur vermiş olmalarından dolayı minnet duyuyorum. Sakinleşiyorum. Sinir boşalımı da sayabilirsiniz, anma da. Ama bunu da yazasım vardı. Rahatladım. Yazıda geçen anahtar insanlar: Yunus Emre, Barış Manço 31/1/2009 - 23:26 - yorum {4} - yorum yaz26/1/2009 - 00:31 Kriz yönetimiDaha yirmi yedi yaşındasın. Niye akşam iş çıkışı mutlu saatler diye nitelenir diye düşünmeden birkaç kişi toplandınız ve eğlendiniz. Alkol güzel. Şimdi içmeyeceksin de ne zaman içeceksin ki, değil mi. Yalnız o etin porsiyonu biraz fazla idi sanki. Ama bira iyidir, rahatlatır mideyi. Bira, patates, bira, biraz daha patates, sıkılınca çerez. Ortam güzel. Zaten bu adamların muhabbetinden hoşlandığın için buradasın. E giysiye sinen sigara kokusunu da çekivereceksin, olur o kadar. Bu iş sonrası eğlencelerin artık kaçamak değil de bir ritüele dönüşmesi seni mutlu ediyor. Bu sosyal kişiliğinin oturan tuğlalarından biri. Evet böyle düşünüyor ve bundan keyif alıyorsun. İnsan kendini insanlara, şeylere, yerlere ait hissetmek istiyor.Gece geç vakitte eve döndüğünde çok yediğini farkettin yatağa yatınca. Şişlik var, uyutmuyor. Acaba dış kapıyı kilitlemiş miydin. Amaan, bu sefer de kilitsiz kalıversin. Zaten sitede yıllardır bir tane bile hırsızlık olayı olmamış ve her yer kamera dolu. Bırak kafanın içindeki konuları artık, uyumalısın. Yarın işe dağılmış halde gitmemek gerek, toplantı var. Bak düşünme diyorum, uyumanı engelliyor bu kafanın içindekiler derken daldın. Ah, bu ne. Böyle karın ağrısı mı olur. Yutkunamıyorsun, batıyor göğsün. Kolunun üstüne mi yattın yahu. Doğrulamıyorsun, göğsünün üzerine kocaman bir kaya oturmuş gibi, nefes de alamıyorsun. Aahhh, sesin de çıkmıyor. Birşeyler oluyor, bu ne. Gaz falan değil, birşey oluyor, bariz göğsün ağrıyor. Yataktan kalkmaya çalışırken yana düştün ve gece lambasının aydınlığı da gitti gözlerinden. Gözlerin açtığında çok uzun süre olmadığını düşündün, çünkü ağrı devam ediyor hala. Batıyor da. Göğüs kafesin içine göçmüş de kalbine basıyormuş gibi. Evet, kalbine. Aptal, kriz geçiriyorsun. Aklın başına geldi ama vücudun artık sana yetmiyor. Birşeyler yapmaz ve kendini kurtarmazsan öleceksin. Biraz sürünerek, biraz dizlerinin üzerinde duvarlara tutunarak dış kapıya kadar geldin, kolunu tuttun elinin gücü ile bile değil kendi ağırlığınla açıldı, tükeniyorsun. Merdiven boşluğunda ışık olduğunu gördün, sesler geliyor. Dışarıya doğru yıkıldın ve film burada koptu. ... - Beyefendi, acilen sizi ameliyata almamız gerekiyor, kriz geçirmişsiniz ve aslında hala geçiriyorsunuz. Haber vermemizi istediğiniz kimseniz var mı? - Yok. ... Masanın soğukluğunu sırtında hissediyorsun. Maskeden verdikleri uyuşturucu kupkuru. Cevap vermedin sordukları sorulara ve başladılar. Sol kolunu altına aldılar, kalçanın altına sıkıştırdılar elini. İlginç bir uyuşma bu. Farkediyor ama hissetmiyor, duyuyor ama acımıyorsun. Göğsünü bir ıslaklık kapladı tam ortadan, yukarıdan karnına kadar. Hemşire birkaç kez sildi. Doktorun açtığı kesiyi algılıyorsun, gıcırtı gibi geliyor. Testere sesi duyuyorsun. E ama testere ile kesiyorlarsa sonra parça kaybını nasıl çözüyorlar. Komiksin, belki ölür ve bunları düşünmezsin. Bir alet getirdiler. Gözlerin kapalı, görmüyorsun ama vücudundaki gerilme ve karınındaki esnemeyi hissediyorsun. Birkaç kesi daha attılar içeride. Kalbini avuçladığını duyumsadın. Ve artık vücudunu bir makina yönetiyor. Herşey karardı. Kimse yok. 26/1/2009 - 00:31 - yorum {15} - yorum yaz16/1/2009 - 00:42 H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)Efendim bu sefer bir değişiklik yapacağım ve -sanırım benim sayılır artık(sekiz yıl olmuş)-, üniversite yıllığımdan beni anlatan birkaç alıntı yapacağım. Özyaşam öyküsünün bu bölümü de böyle olsun. Tabii ki, yanlı makaslayacağım. Hem ilginç olsun diye, hem de sansür niyetine. Bir de tam tam almayayım ki fikri mülkiyet, cart curt. Ha tabi yıllıklar hep yanlı olur, bilerek okuyun.
Sekiz sene sonra ilginç bir inceleme oldu bu. O vakit fikir paylaşmış arkadaşlarıma teşekkür etmiştim, şimdi bir de burada gıyaplarında teşekkür edeyim. 16/1/2009 - 00:42 - yorum {6} - yorum yaz
|
Tanım Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, süreklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz. Son Yazılar - DENEY - Kulaktan klavyeye Dem Bu Dem 04022009 - Çağdaş Ozanlar - Kriz yönetimi - H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı) - Uyaran Enflasyonu - Nakli yekün - İnsani sorular - Çamaşırın kirliliği kanıksaması - Kulaktan klavyeye: Herşey çok güzel olacak - Şey'in çoğulu olarak Eşya - Maket - Uzun yol yapmak - Durdurun beynimi, inecek var - Ruh Çağırma Seansı - Gözyaşı - Güç ve Adalet - Tüketilenle özdeşleştirme - Kaynak olarak Zaman - Yapmak ve yapmamak Sınıflar | Arşiv | Profil | Ana Sayfa | | kişi şu an sitede| Arşİvden Seçkİ Direkler'den Seçme ∞ gözlem çerçevesi ∞ Serdar Turgut ∞ fasülye ∞ Zamana, Musibete ve Etme Bulmaya Methiye ∞ Olasılık Emmisi ∞ Düşünce ve Amaç ∞ Peppermill ve bir hediye soru ∞ Demirden Değiliz ∞ Yalnız yaşamak ∞ Aidiyet, Kader ve Köksüzler ∞ Nasıl Büyürüz ∞ Telkariden mozayik pastaya Güç Paradigması ∞ Güç, içinden çıkılabilecek bir paradigma mıdır? ∞ güç hukuk ve ahlak ∞ denetim ∞ güçten tarafa olmak ∞ Köpek ve Güç, Nereye götürecek bizi bakalım ∞ Eski dert, güç paradigması ∞ Acı acı gülmek Özyaşamöyküsü Denemesi ∞ H. Çağlar Bilir ∞ H. Çağlar Bilir - 2 ∞ H. Çağlar Bilir - 3 ' ümsü ∞ H. Çağlar Bilir - 4 gibi ama yarım ∞ H. Çağlar Bilir - 5 (Görsel) ∞ H. Çağlar Bilir - 6 (Güncelleme) ∞ H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)
Başka Sayfa |