Sözler sınıfı genelde Kulaktan klavyeye serisinden oluşuyor. Hatırlatmak gerekirse eğer, televizyonda, radyoda ya da bilgisayarda dinlediğim şeyleri o anda anladığım kadarıyla yazıverince ortaya çıkıyor. Çoğunlukla...
Okumadım külliyatı, ve okumadığım için de üzülüyorum kendim için. Ama hissedebiliyorum, çok büyük. Bugünlerde gibi kelimesinin üzerine çok yüklenen ne oldum delisi yazarcıklara kızıyorum. Sırf...
Daha yirmi yedi yaşındasın. Niye akşam iş çıkışı mutlu saatler diye nitelenir diye düşünmeden birkaç kişi toplandınız ve eğlendiniz. Alkol güzel. Şimdi içmeyeceksin de ne...
Efendim bu sefer bir değişiklik yapacağım ve -sanırım benim sayılır artık(sekiz yıl olmuş)-, üniversite yıllığımdan beni anlatan birkaç alıntı yapacağım. Özyaşam öyküsünün bu bölümü de...
Kafamın içinde bekleyen kısa yazılardan biri daha bu. Çevreme yetişemediğimi düşünüyorum. Bir şekilde tepki vermem gereken durumların benim istiap haddimi aştıklarını düşünüyorum. İnsanın...
Bugün oturuyorum Güveçte, patronculuk oynuyorum kendi kendime; inanmazsın aklıma fikir geldi. Kaçmalarına izin vermeden yazdım bir köşesine, yine aklımın. Bizim zamanımızda anadolu lisesi...
Acaba aramızda psikoloji okumuş olan var mıdır. Yoksa eğer, ben biraz sıkacağım izninizle. Televizyondan öğrendiğim kısıtlı bilgime göre atların mesela eğitiminde, istendik davranış gösterdiklerinde ödül...
ya da Donların kardeşliğiSınıflandırmak, kategorilere ayırmak yani, acaba faydalı birşey midir. Farklılıkları ortaya çıkarmaktan bahsediyorum. Göze sokmaktan. İyi bir davranış mıdır. Getirisi nedir. Sivriltmek, keskinleştirmek...
Bu ne biçim hikaye böyleHasta mısın nesin bana söyleGel gidelim güneylereYenilenip dinlenmeyeDeliyim ben aslındaSenin gibisin sevmekle,DeliBaşarısız olduysan oldunYıkma kendini zaten yorgunsunYa bu deveyi güdersinYa bu...
Dünyada acaba kaç tane lavabo vardır. Kaç çeşittirler Tarzları, şekilleri, duruşları nasıldır. Büyüğü var, genişi, küçüğü, ayaklısı, dolaplısı var. Evye diye isimlendirileni var içinde bulunduğu...
Bir yerden başka bir yere gidilir ve belki geri dönülür. Dönüp dönmemek ayrılınan yer ile eskiyen ilişkiye ve(ya) varılan nokta ile uyuşmaya bağlıdır herhalde biraz....
*Uçuşa geçiyoruz, emniyet kemerlerinizi bağlayın ama bana tutunmayın çünkü benim ne yapacağım belli değil. Tutunmak kavramını daha önce Aidiyet, Kader ve Köksüzler yazısında irdelemiştik....
Birinci seans:(Ayağınız alışsın diye)"Yaşadıklarım dünde kaldı" dememi engelleyen şeylerden biri vücudum. Fiziksel aktivitenin sonuçlarını ilerleyen zamanlarda hatırlatıyor sürekli. Peki fiziğin yanında ruhta da mı iz...