| Çağlar'ın Sanal Alanı Olsun |
|
9/1/2007 - 01:03 Blues söyleyen bacaksız kızlarEK: Buradaki(blogcu.com) tüm yazılarımı yoruma kapattım. Okuduğu yazı ile ilgili fikir paylaşmak isteyenler, tüm yazıları paylaştığım yeni yere(blogspot.com) gelebilirler. Biliyorum, biraz meşakatli ama, "Blues söyleyen bacaksız kızlar" +site:caglarbilir.blogspot.com şeklinde bir gugıl araması sizi ilgili yere ulaştırabilir sanırım. Umarım bu çözüm yararlı ve başarılı olur. Not: Yazılar blogcu'daki tarihlerine göre taşındı, arşivden tarihe göre de bulabilirsiniz blogspot'ta. Bir önceki yazı ve yorumlardan da görüleceği üzere 3-4 gündür insan sayılmazdım. Bir adet ders alıyorum yüksek lisans derdine. O bir adet dersin de tüm dönem boyunca verilen 4-5 tane ödevinin(şemsiye) hiçbirini yapmadım. Olmayan ödevleri de teslim etmemiş oldum böylece. Bir de kitap okumam gerekiyordu, onu da okumadım. Sonra da bu cumartesi 1330 civarında eve gelip bu işlerin hepsini yapmaya karar verdim, başına oturdum. Hoca gecikmiş teslimat kabul eder mi diye düşünmedim. Motivasyonum o değildi. Dün ve bugün işe gitmedim. Bitirdim. Bugünlerin kaydı aşağıdadır. Aynı zamanda bu yazı klasik bir bugünümün de kaydıdır: # bu bitirdiğimiz cumartesi öğlen işten çıktım eve geldim.. # pazar akşam 1900-1940 arası dışarı çıktım sadece. o da evde yiyecek birşey kalmadığı için, alışveriş. # geri eve döndüm hemen. # pazartesi izin aldım, işe gitmedim. # pazartesiyi salıya bağlayan gece 0427 de uyudum. salı sabah 0800 de uyandım. # salı yani bugün sabah da izin aldım, işe gitmedim. # bu cumartesi-salı sürecinde, kaliteyi bir kenara koyarak, kitap okumak dahil olmak üzere tüm bu ödevleri(süresi geçmiş olanlar dahil) yaptım. # bugün öğlen 1215 gibi evden güneşe çıktım... dükkana gittim. # ödevlerin çıktılarını aldım. # öğlen yemeğini dükkanda yedim. # okula gittim. # bir portfolyo'ya(lafı bildiğimden değil ha, yakışıklı duruyor diye yazdım) benzetilmiş bir şekilde tüm ödevleri verdim hocaya. # ha tabi okula gitme sebebimiz ödevleri teslim etmekten çok, bugün bu dersin aynı zamanda final sınavı olması idi(yuh çağlar, birşey değilmiş gibi anlatıyosun ya). sınava girdim. yaptım, çıktım. # dükkanı aradım. ben gelmiyom işe, işe yaramam dedim. Sarı*: Kurtuluş'tan Dikimevi'ne giderken saat 1600 gibi, birden her yer sarı oldu. Arabanın içi, tüm dikiz aynaları, önümdeki arabanın arka camı, iç çebeci'nin tüm binaları... hepsi sarı oldu. Ne sıcak bi sarıydı. Sarı sıcak. # olur dediler, gitmedim. insanlığımı hatırlamak için cebeciye gittim, berber muharrem abiye... traş oldum. muhabbet ettim. Muharrem abi 50li yıllarda dinlediklerini anlattı, yazdığı bir şiiri okudu. alıp buraya getirmedim o şiiri. iyi ettim, saf kaldı şiir. Zeki Müren'den "sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç" dinledik. Tekrar biat ettik adamın hiç çıtlamayan, çatallanmayan sesine. Bülent'e laf ettik. Müzeyyen ve Safiye'ye selam ettik. Sonra Muharrem abi ile Osman isimli bir arkadaşı politika dalaşmasına tutuştular. Sözle sadece. Tabi bize bu kavuklu ile pişekar atışması gibi geldi(atışan onlar değil miydi ki... olmadı hacivat ile karagöz sayın siz) # kendime geldim. kafam dağıldı. # murat kafayı iyi inceltti. çok iyi oldu, bi kilo zayıfladım. # sonra akşam oldu, Güveç'e gittim. arkadaşlardan bir iki topladım. 4 kişi olduk, akşam yemeği yedik, geyik yaptık. Tavuklu düğür/düğürcük/düğürcek çorbası içtim. Kırık bulgur ve lime lime olmuş bol tavuk eti var içinde. Az acılı. Tepsi mantısı yedim ilk kez. O kadar süredir gidiyorum, ilk kez mantı yedim. Yine yanıltmadılar beni. Takdirle ve mutlulukla karşılıyorum onları. Tepsi mantısı içindeki et sucuk gibi kokuyordu, kraldı. On numaraydı. Cem'le sonra konuştuk, yemediğine hayıflanıyordu, "benim porsiyonun yarısını kim yedi be" demedim çünkü ben de onun salma ve sebze güvecinden otlandım(bu kadar da faydacı bi adamım) Bu mantıya acaba bazı yerlerde "siirt işi" deniyor olabilir miydi. Neyse, yedik gitti. Ortaya zeytinyağlı taze fasulye istedik, onu da tükettik(Neyi tüketmedik ki). aa gavurdağı salatası vardı. Artık yok. Ayva hoşafı içtim. Pazar günü muhtemel geniş bir kahvaltı için sözleşir gibi yaptık. Bakalım kimler kimleri satacak. # döndüm geldim eve. *: Günbatımı Başlık için not: Cebeci'den Öveçler'e giderken hoş bir ses dinledim radyoda. Aklımda bir imge(nerden duydun len bu lafı) oluşuverdi. Kızın sesi dumanlı, ortam dumanlı ama hakim renk kırmızı olsundu. Kız sahnede tabureye ilişmiş. Ayakta gibi ama oturuyor gibi de. Ama boyu kısa işte. koyu renk dalgalı saçları var. Neyse işte. bu tür hoş seslerin böyle fotoğrafları varmıştır gibime geldi. 9/1/2007 - 01:03 - yorum yaz
|
Tanım Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, süreklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz. Son Yazılar - DENEY - Kulaktan klavyeye Dem Bu Dem 04022009 - Çağdaş Ozanlar - Kriz yönetimi - H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı) - Uyaran Enflasyonu - Nakli yekün - İnsani sorular - Çamaşırın kirliliği kanıksaması - Kulaktan klavyeye: Herşey çok güzel olacak - Şey'in çoğulu olarak Eşya - Maket - Uzun yol yapmak - Durdurun beynimi, inecek var - Ruh Çağırma Seansı - Gözyaşı - Güç ve Adalet - Tüketilenle özdeşleştirme - Kaynak olarak Zaman - Yapmak ve yapmamak Sınıflar | Arşiv | Profil | Ana Sayfa | | kişi şu an sitede| Arşİvden Seçkİ Direkler'den Seçme ∞ gözlem çerçevesi ∞ Serdar Turgut ∞ fasülye ∞ Zamana, Musibete ve Etme Bulmaya Methiye ∞ Olasılık Emmisi ∞ Düşünce ve Amaç ∞ Peppermill ve bir hediye soru ∞ Demirden Değiliz ∞ Yalnız yaşamak ∞ Aidiyet, Kader ve Köksüzler ∞ Nasıl Büyürüz ∞ Telkariden mozayik pastaya Güç Paradigması ∞ Güç, içinden çıkılabilecek bir paradigma mıdır? ∞ güç hukuk ve ahlak ∞ denetim ∞ güçten tarafa olmak ∞ Köpek ve Güç, Nereye götürecek bizi bakalım ∞ Eski dert, güç paradigması ∞ Acı acı gülmek Özyaşamöyküsü Denemesi ∞ H. Çağlar Bilir ∞ H. Çağlar Bilir - 2 ∞ H. Çağlar Bilir - 3 ' ümsü ∞ H. Çağlar Bilir - 4 gibi ama yarım ∞ H. Çağlar Bilir - 5 (Görsel) ∞ H. Çağlar Bilir - 6 (Güncelleme) ∞ H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)
Başka Sayfa |