Çağlar'ın Sanal Alanı Olsun

27/10/2006 - 12:40

Evin kattıkları - 1

Sınıf: Genel

EK:
Buradaki(blogcu.com) tüm yazılarımı yoruma kapattım. Okuduğu yazı ile ilgili fikir paylaşmak isteyenler, tüm yazıları paylaştığım yeni yere(blogspot.com) gelebilirler. Biliyorum, biraz meşakatli ama,
 "Evin kattıkları - 1" +site:caglarbilir.blogspot.com
şeklinde bir gugıl araması sizi ilgili yere ulaştırabilir sanırım. Umarım bu çözüm yararlı ve başarılı olur.
Not: Yazılar blogcu'daki tarihlerine göre taşındı, arşivden tarihe göre de bulabilirsiniz blogspot'ta.



Ekşi tarhana / Eşki tarhana ve tatlı tarhana.

Tatlı tarhana yarma(kalın çekilmiş, kaba buğday) ayran ve yoğurt ile az pişirilir. Sonra kurutulur.
Çorba haline getirilirken, yeşil biber ile birlikte yapılır. Basittir, tadı hoştur.

Ekşi tarhana: Yabani eriklerin çekirdekleri ayıklanır. Kaynatılır, sulanır, çekirdek ve kabuk çıkarıldıktan sonra yarma dökülüp tekrar kaynatılır. Tekerlek şeklinde kurutulur, saklanır. Çorba(aslında yemek) haline getirilirken, içine -özellikle- kemikli boyun eti, yeşil fasulye, karnı kara börülce, çokça sarmısak, yeşil biber ve yöresel olarak şeker pancarı eklenerek uzun süre pişirilir. Geç pişer.


Yöre: Antalya, Akseki. Hatta eski adı Gödene, yeni adı Menteşbey olan köy. Ama bunlar tüm yörede var.

27/10/2006 - 12:40 - yorum yaz


aeh

sevmem tarhanayı. yemekli misafirliğe gittiğimizde sormadan getirirler, kıymetli bir yemek olduğundan, içmek zorunda kalırım. en sevmediğim türü ise ekşili olanıdır.

eah, benim gibi işkembesi için yaşayan birisi için ender yemeklerdendir özetle.

yiyene sevene afiyet, tariflerin gugılda endeksleniyor olmasi sebebiyle yazanlara takdir..

-ge

eryol - 2006-10-30 20:07:39 - 2006-10-30 20:07:39


Katre dedi ki...

Okudum kültürlendim :) Ben de hiçbir şey bilmiyorum.

kevserbanu - 2006-10-30 14:51:51 - 2006-10-30 14:51:51


züleyla'nın tarhanasına yorum

Babama okudum züleyla'nın tarifini. Babamın yorumu: Bu sebzesi arttırılmış un tarhanasıdır dedi. Eline sağlık.

caglarbilir - 2006-10-28 21:59:37 - 2006-10-28 21:59:37


hımm, peki

öyle diyorsan öyle olsun. un ve maya zorunluluğu, bizim ekşi tarhanayı düşününce kafama yatmadı ama zevk, renk meselesi. susarım.
Saygılar.


--------------------
EK: Züleyla'nın ekine bakılırsa daha zevk kısmına gelmemişmişiz. Olay daha bilimde imiş :)
Bükemediğimiz bileği öpeceğiz anlaşılan. Eyvallah.


Düzenleyen caglarbilir gün: 27/10/2006 saat: 10:28

caglarbilir - 2006-10-27 19:49:38 - 2006-10-27 19:49:38


derim ki:

Elma iki çeşide çıkabilir sakıncası yoktur...ama "un" malzemelerin birbiriyle kaynaşması için "maya" ise tarhananın o kendine özgü ekşiliğini pekiştirmek için gerekli...
Evet değirmen benim lüksümdü...Onu da yaşamak istedim...(işe bak artık değirmene gitmek lüks haline geldi) :)Yoksa süzgeçten geçirmek kafi gelir...
Fakat tarhananın kalıp halinde saklanması uygun olmaz çünkü pişirilirken erimezler,suyun içinde öyle cıvık hamur gibi kalırlar...

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

"hımm peki" ye cevaben :)
Ek:
senin bahsettiğin iki tarhana da pişirilerek yapılıyor..o yüzden un ya da maya kullanılmasına gerek yok...benim anlattığım tarhana pişirme işleminden geçmiyor...o yüzden maya olmasa da un zorunluluk teşkil ediyor :)

Düzenleyen zuleyla gün: 27/10/2006 saat: 07:56

zuleyla - 2006-10-27 19:44:48 - 2006-10-27 19:44:48


oo deneysel tarhana.

harikasın züleyla.
okuduğumda aklıma şey geldi, acaba un ve maya koymasaydık, onların yerine elmada iki çeşide çıksaydık nasıl bir şey olurdu.
bir de değirmende çekip un haline getirmek zorunlu mudur, ritüel tamamlamak mı istedin. yani kalıp olarak saklansalar, pişirilirken nasıl olsa erimeyecek mi,
ne dersin.

caglarbilir - 2006-10-27 19:26:42 - 2006-10-27 19:26:42


izninizle efendim :)


Bu yıl hayatının ilk tarhanasını yapan biri olarak(annesinin sen ne anlarsınlarına aldırmadan) ben de kendi tarhana tarifimi yazacağım buraya...:)
soğan
sarmısak (çağların sarmısak mucizesini de bu tarhana yapımı sırasında test etmiştim) :)
kırmızı salçalık biber
ayva
elma
domates
yoğurt
kuru maya
un

sebzeler meyveler yıkanıp temizlendikten sonra rondo da minik parçalara ayrılır...sonra genişçe bir tepsinin içinde yoğurt un ve maya da katılarak yoğrulur...oldukça katı bir hamur elde edilir...hamur mayalanması için üzerine nemli bez örtülerek bir kaç gün saklanır(eğer ekşi olsun istiyorsanız bu bekleme süresi bir aya kadar çıkabilir)

sonra hamur küçücük parçalara ayrılır temiz bir bez üzerinde (güneşli bir havada) kurumaya bırakılır..Parçaları sık sık altüst etmeniz gerekiyor ki tarhananız iyice kurusun...iyice kuruduğuna kanaat getirdiğiniz vakit ( taş gibi olmuşsa) :)
Parçalar bir süzgeçten geçirilip un haline getirilir...
ama ben süzgeçten geçirmekle kalmadım (çünkü ne kadar olursa olsun marketlerden aldığımız incelikte olmuyor) tarhanamı omuzladığım gibi değirmene götürdüm ( ki bu da müthiş bir tecrübeydi çok etkilenmiştim o eski değirmenden ve sahibi olan çiftten) e bir de değirmenden geçince benim tarhana misler gibi oldu...(anneannem ve babanannemin onayını almıştır)
hatta seneye üretime falan geçsem mi diye düşünüyorum...:)
ben hazır gaza gelmişken çorbanın nasıl pişirildiğini de anlatayım bari...
bir tencerede yağ biber nane biber yakılır üzerine su ilave edilir...diğer tarafta 3-4 kaşık tarhana biraz suyla açılır(topak topak olmaması için) ve tenceredeki suya ilave edilir...kaynayana kadar karıştırılır...kaynayınca altı kısılarak bir müddet daha pişirilir...tarhana çorbanız servise hazırdır....Afiyet olsun:)

Saygılar....

zuleyla - 2006-10-27 19:10:21 - 2006-10-27 19:10:21


O un tarhanası

Hepimizin alışık olduğu tarhana un tarhanası. Bu yazdığım iki tarhana da çorba ama tamamen farklı şeyler ondan. Hatta ikincisi(ekşi tarhana) güzel yapıldığında tam teşekküllü bir yemektir aslında.

caglarbilir - 2006-10-27 13:54:36 - 2006-10-27 13:54:36


çorba olan tarhanadan bahsediyorsun değil mi...

Ben tarhanayı hiç böyle bilmezdim senden öğrendim... Biz suyla karıştırıp pişiriyoruz, çok da lezzetli oldukça da kolay oluyor, ekşi istersen limon sıkabilirsin tabağına mesela... Erik biraz garip geldi hem kulağıma hem de mideme...

dilaya - 2006-10-27 13:30:00 - 2006-10-27 13:30:00


Bir Yeni Sayfa Bir Eski Sayfa
Tanım
Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, süreklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz.

Son Yazılar
- DENEY
- Kulaktan klavyeye Dem Bu Dem 04022009
- Çağdaş Ozanlar
- Kriz yönetimi
- H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)
- Uyaran Enflasyonu
- Nakli yekün
- İnsani sorular
- Çamaşırın kirliliği kanıksaması
- Kulaktan klavyeye: Herşey çok güzel olacak
- Şey'in çoğulu olarak Eşya
- Maket
- Uzun yol yapmak
- Durdurun beynimi, inecek var
- Ruh Çağırma Seansı
- Gözyaşı
- Güç ve Adalet
- Tüketilenle özdeşleştirme
- Kaynak olarak Zaman
- Yapmak ve yapmamak

Sınıflar

| Arşiv | Profil | Ana Sayfa |
| kişi şu an sitede|

Arşİvden Seçkİ

Direkler'den Seçme
gözlem çerçevesi
Serdar Turgut
fasülye
Zamana, Musibete ve Etme Bulmaya Methiye
Olasılık Emmisi
Düşünce ve Amaç
Peppermill ve bir hediye soru
Demirden Değiliz
Yalnız yaşamak
Aidiyet, Kader ve Köksüzler
Nasıl Büyürüz
Telkariden mozayik pastaya

Güç Paradigması
Güç, içinden çıkılabilecek bir paradigma mıdır?
güç hukuk ve ahlak
denetim
güçten tarafa olmak
Köpek ve Güç, Nereye götürecek bizi bakalım
Eski dert, güç paradigması
Acı acı gülmek

Özyaşamöyküsü Denemesi
H. Çağlar Bilir
H. Çağlar Bilir - 2
H. Çağlar Bilir - 3 ' ümsü
H. Çağlar Bilir - 4 gibi ama yarım
H. Çağlar Bilir - 5 (Görsel)
H. Çağlar Bilir - 6 (Güncelleme)
H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)
Buradan sonrası testtir:
Başka Sayfa