|
4/2/2007 - 19:30
EK:
Buradaki(blogcu.com) tüm yazılarımı yoruma kapattım. Okuduğu yazı ile ilgili fikir paylaşmak isteyenler, tüm yazıları paylaştığım yeni yere(blogspot.com) gelebilirler. Biliyorum, biraz meşakatli ama, "H. Çağlar Bilir" +site:caglarbilir.blogspot.com şeklinde bir gugıl araması sizi ilgili yere ulaştırabilir sanırım. Umarım bu çözüm yararlı ve başarılı olur. Not: Yazılar blogcu'daki tarihlerine göre taşındı, arşivden tarihe göre de bulabilirsiniz blogspot'ta.
ÖNNOT: Dolphinblue beni sobelemiş. Bu yeni sobeleme dalgasına mimleme denmiş. Yani mimlendik. Soru yok, konu diğer blog'lardan da takip ettiğim kadarıyla kendimiz hakkında bilinmeyen 5 şeyi açık etmek aslında. Tabi mimleme kulaktan kulağa ilerlerken biraz değişiyor. Mesela bana elim sende diyen dolphin'in yazısı kendi özyaşam öyküsünden bir parça olmuş. Ben de bundan biraz esinlenerek, günlük tutmaya ilk başladığım zamanlarda başladığım, çok uzun süre taslak olarak kalan, bir türlü tamamlamadığım, artık tamamlayasım da gelmeyen bir yarım yazıyı arşivden çıkardım. Buyrun alttadır. İçinde hakkımda bazı bilinmeyenler olduğunu sanıyorum. Böylelikle oyunu da bozmamış olurum diye düşündüm. -Yazıyı olduğu gibi koyuyorum, karışık kuruşuk yerleri olabilir, kusura bakmayın. Sondaki başlıklar da yazılsa idi nasıl devam edecekti diye notlar...
Hüsnü Çağlar Bilir; Antalya'lı, Ankara'da çalışan, yüksek lisans eğitimine devam eden, mühendis, bekar bir insan evladıdır. Annesi, babası, bir adet erkek kardeşi vardır, hayattadırlar. Ailede, sadece bir büyükbaba eksiği vardır, kendisi çağlar gelmeden önce gitmiş; adını, bir de çağlar'ın babasının karakalem ile rötuşladığı bir adet fotoğrafını yadigar bırakmıştır. Onun, onun kardeşinin yoklukları çok ayrı bir trajik hikayedir.
Konu olan kişimiz 15.11.1978 günü -sanırım- saat 22:30 civarında Antalya Doğum Evinde dünyaya gelmiştir, o doğumevi ise yıllar sonra dünyadan ayrılmıştır. Beyefendinin doğum kilosunun 4,5 ile 4,7 arasında birşey olduğu, doğuran tarafından belirtilmiştir (Evet, bakma öyle, bildiğin dört buçuk kilo). Sorumlu kadın doğum uzmanı doktor hanım "Örtün bu çocuğun üstünü, nazar değecek, baksana 6 aylık çocuk gibi" demiş, alanının bilimsel yaklaşımında yeni bir fraksiyon açmıştır.
Anne ve baba şehir dışında devletlerine 657 kodlu hizmetlerini ifa ederlerken bu beyefendi anneannesinin sıcak şefkati ile büyümüştür. Şefkat gerçekten sıcaktır, gerekçesi de bizim adamın ailenin aynı zamanda ilk torunu olmasından geldiği de sözkonusu anneannenin ağzından defalarca duyulmuştur. Bu sıcak ortamın bir yan etkisi olacak; 4,5 yaş civarında ürinal sistemde aşırı buharlaşma :) sebepli bir tıkanma yaşanmış, ustaların "meme yapmıştır, TÖRPÜLEYİN geçer" önerilerine doğal olarak kesinlikle iştirak edilmeyip usul usul usturanın altına bir Acil ortamında yatılmıştır. Bu vakanın lansmanı daha sonra medyaya 'şanlı erkekliğe ilk adım' olarak yapılmış, en unutulmayanı büyük amcadan gelen kol saati olan muhtelif hediyeler kapılmıştır.
O vakit 5 sene olan Devrim İlkokulu'na kaydolunmuş, 1,5 sene sonra bir sınıf arkadaşı ile birlikte Mustafa Adıyaman İlkokulu'na taşınılmıştır.[1] Bu okuldaki numara 292, öğretmenin adı Ayşe'dir. Vefa beyimiz için bozacılıktan bir kez çıkmış, öğretmen, evinde yıllar sonra bir kez ziyaret edilmiştir. Aşık olunan yan sınıftaki Hilal de akılda kalmış ama kızcağızın bundan haberi bile olmamış, izi kaybedilip ziyaret edilememiştir. Ayrıca Himmet, Elvis, Ender ve benzer isimler de akılda kalmış ama gerisi gelmemiştir. Ah ulan çocuklar...
O vakitler anadolu liseleri ilkokuldan sonra başlanan 7 senelik canavarlarmış. Bir şekil Antalya Anadolu Lisesi'ne girilmiştir.[2] Bu noktada okul anlatmak lazım ama gerek görmüyorum. Ukala bir zengin züppeden dayak yediğimi, öğretmenin bunu görüp beyefendiyi benzettiğini, öğretmenin birinden azar işittiğimi, köpek yerine konduğumu, çok sıkı arkadaşlıklar kuramadığımı, iyi ingilizce öğretildiğini, okulun çok ilginç bir sosyal yapısı olduğunu ve benim buna hiç uyamadığımı hatırlıyor/çıkarsıyorum. Okul bittiğinde de herşey bitmişti benim için.
---yok havam yerinde değilken yazmamak lazım---
doğum tarihi, kilosu, söylenenler antalya okullar, yaşananlar ankara okullar ankara barınma antalya köy tatiller/geziler antalya iş ankara iş/yarı zamanlı/vb. arkadaşlar kadınlar politik görüş hayat algısı hayat amacı/hedefi doğumlar ölümler izlenenler dinlenenler gündelik hayat aktiviteler, yaptığım sporlar hobiler geçmiş ve halihazırda sürekli yaptıklarım berber, güveç yalınayak çağlar lisede antalyada
- Mustafa Adıyaman İlköğretim Okulu http://www.madiyaman.com/
- Antalya Anadolu Lisesi http://www.aal.k12.tr/
SONNOT: Yazı böyle birşey. Umarım görevi ifa edebilmişimdir. Şimdi zor tarafına geldik. Kimi sobeleyecez. Dolphin zülü düşündüm ama kabul etmez demiş. Ben bir şansımı deneyeyim diyorum. Bi züleyla'yı bi de neşe'yi sobelesem... Evet iyi fikir. Mimledim gitti. Gidip bi haber vereyim...
SONNOT2: Yazının devamı mı, hiç sanmıyorum...
4/2/2007 - 19:30 -
@
Kıskandım :-(
handeelibir - 2007-02-08 11:04:12 - 2007-02-08 11:04:12
...
Süper olmuş yazın :)
Başlık tafsilatı kampanyasına tam desteğimi sunuyorum.
Bana türkçe konuşanın para cezası ödediği işkenceli yılları hatırlattığın için kızıyorum.
En kısa zamanda yazısız başlıklara eğilmeni talep ediyorum :p
Bitti.
-Korsan modda değilim sanırsam-
kevserbanu - 2007-02-07 05:40:48 - 2007-02-07 05:40:48
aa pek bereketlenmiş buralar
* Dolphin:
hüdaverdi de yazar, takılma sen.
* Alpernatif:
Hoşgeldin abi, buralardayız. yazdık, daha yazarız
* Farmau:
O da olur, nolacak ki.
* Neşe:
e iyi bari, takıl keyfine göre sen.
* Zuleyla ve Dolphin:
:)
* İmbir:
Türkçe kelime başına ceza ödemeleri hatırladım...
caglarbilir - 2007-02-06 23:27:53 - 2007-02-06 23:27:53
gene geç kaldım :))
anadolu lisesindeyken bana da bi kız takmıştı sürekli bana laf atardı bi de sınıf öğretmeni bizi yanyana oturtmuştu tam işkence gibiydi.zengin züppeler zaten vazgeçilmezi bu okulların.bi de herkesin yabancı ülkeden mektup arkadaşı vardı ama benim yoktu bana bi arkadaş ayarlayamamışlardı ühühü türkçe konuşmak yasaktı tam kabus.neyse sıra kimdeymiş nasıl sobelenmiş neden olmuş pek anlamadım bi dahakine biraz daha erken geleyim :))
katılıyorum!
bu kampanyaya seve seve katılırım ben :)
dolphin
dolphinblue - 2007-02-06 11:51:32 - 2007-02-06 11:51:32
kampanya
Şuracıkta kampanya başlatıyorum:
"Çağlar başlıkları açıklasın,yazsın, anlatsın"
Ya bu öyle bi yazı olmuş ki hem çok açık hem çok gizemli...
zuleyla - 2007-02-06 00:38:39 - 2007-02-06 00:38:39
mrb
Şu mimleme olayında herkes oturup ciddi ciddi hayat hikayesini yazdı ama ben naptım işi geyiğe sardırdım..İyimi yaptım diye düşündüm birden senin yazını okuyunca...Hımmm...
farmau - 2007-02-05 23:01:54 - 2007-02-05 23:01:54
itiraz..
ödevini yapmış başka bir mimlenmiş şahıs olarak itiraz ediyorum. neden beni durduruyorsun ki... şebekim, şebeksin, şebek...
nsysr - 2007-02-05 23:01:56 - 2007-02-05 23:01:56
:))))))))))))))))))))
Hilal'e selam
Yazmaya devam :)
Eline sağlık
Hele ki Ankara (da)(lı) sın ki
Kesin yazmaya devam
(Hilal'e değil,sayfaya)
alpernatif - 2007-02-05 18:30:18 - 2007-02-05 18:30:18
;)
hiç sorma çağlar hiç sorma! züleyla gerçektende gizemli falan değilmiş! onu sobeleyen ben olmalıydım beeen :( ama hüdaverdi sonrasında isteğimi reddetmiş olsaydı çok üzerdi beni... fazla risk almak istemedim o yüzden :)
bende " çağlar bu mimlenme yazısını ne çabuk yazmış böyle " diyor anlam veremiyordum :) demekki arşivde bir yerlerde duruyormuş öylece :) zamanını bekliyormuş yada...
dolphin
dolphinblue - 2007-02-05 16:58:15 - 2007-02-05 16:58:15
bi anlamda cevap vermek gerekiyor sanırım
* Neşe:
Sus, şebeklik etmee
* Zuleyla:
Afferim, yaptın mı. Hemen de yapmışsın, güzel. Dolphin, bak züleyla öyle gizemli mizemli birşey değil, yazıyor :)
* Yec:
Enerjim olsa idi, yazsa idim, komik olurdu kesin. esprili yazı di mi bu olduğu kadarıyla. "Ay kaybettiğim ruh ikizim misin" geyiğini cee-kutusunda yaptığımıza göre.. bitti.
* Keşkül:
Yazının başındaki komik kısımları isteyerek yazmıştım. Sonra bir parça daha yazmıştım istemeyerek, belli oluyordur. Sonra öylece kaldı yazı. Taa ekim 2006'da denemişim yazmayı. Sonra bırakmışım. Bu mimleme işine kolayda bir cevap oldu, çıkarıp, olduğu gibi koydum yazıyı. Mimleme cevabını zorunlu yapmadım yani :) Zorunlu kısım birilerini mimliyor olmak.
* Bitter:
Devamından önce arşiv sizi bekler mahsun bir şekilde ;)
* Dolphin:
Çok riskli bir başlık o, çook
* Başak:
Önnot ve sonnot arasını(yani çizgilerin arasını) mimlendim diye yazmadım. o yazı o hali ile 4 aydır duruyordu, niyeyse olduğu gibi koydum gitti. Ha ilgi çekti mi, evet... Göründüğü kadarı ile çekti.
Başlıklar, devam yazısı... bilmiyorum bakarız. Keşkülün dediği gibi keyfimiz yeterse.. Ama anladım, ilgi çekti, bir beklenti oluştu, aklımızın köşesine yazdık.
caglarbilir - 2007-02-05 16:46:16 - 2007-02-05 16:46:16
Efendim
harikulade bir şekilde tanıtmışsınız kendinizi.
Tanıdığımızdan dolayı bir kez daha mutlu olduk efendim.
Paylaşımınız için teşekkürler.
Dostça kalınız.
Saygılar.
( Yok, kafamı bi yere vurmadım. Bi değişiklik yapayım dedim yorum tarzımda o kadar. No panik yani)
vaveylaa - 2007-02-05 16:43:42 - 2007-02-05 16:43:42
taktik
sondaki başlıkları yazmasaydın, "gayet tatmin edici bir mimleme yazısı okuduk" deyip keyifle ayrılacaktı ziyaretçiler buradan; altta olası başlıkları sıralayıp karşılarını boş bırakınca boşluk ve merak duygusu ile bırakıyorsun okuyucuları. Bu, bilinçli bir tercih midir?
hbasak - 2007-02-05 15:26:50 - 2007-02-05 15:26:50
biliyorum çok meraklıyım amaa :)
bende en çok " kadınlar " başlığına takılı kaldım :) müsait zamanda onada bir değin istersen :) ama sobelenmiş bir çağlar modunda değiil...
bekliyoruz bak..
dolphin
dolphinblue - 2007-02-05 14:20:22 - 2007-02-05 14:20:22
merhaba
yeni gördüm blogunuzu, bikaç gün önce...
bugünde mimleme konusu olunca, okudum...
devamı güzel olurdu diye düşündüm bitirince :)
selamlar
bittercokemel - 2007-02-05 14:07:01 - 2007-02-05 14:07:01
.
"Zorunlu olarak yapılan her türlü icraat bünyeyi zımparalar.." :)
Uygun havayı yakalrsan devam et olur mu ?
KemiKtozU - 2007-02-05 13:54:16 - 2007-02-05 13:54:16
Ortak yanlar
İnan insan, yazı sonunda yazdığın başlıkları merak ediyor. Yazsaydın acaba nasıl olur diye?
Bu arada seninle ne kadar çok ortak yönümüz varmış yahu.
Aynı kişi tarafından sobelenmek.
Üç ayrı isme sahip olmak.
Aynı yıl, aynı ayda doğmak, Pis akrepler olmak yani :)
(Bu arada beş gün yaşlıyım senden, beş gün daha fazla hayat
tecrübem var... Öyle deme son beş günde çok önemli hadiseler yaşadım ben)
Anadolu lisesinde okumak.
Mühendis olmak
Sosyal çevreye adaptasyon güçlüğü
Ben de en müsait zamanda yazacam mimlenme yazımı, bakalım başka ortak noktalar çıkacak mı?
sharquteri - 2007-02-05 07:01:03 - 2007-02-05 07:01:03
sobe ebe mim
Çağlar ardında bir sürü sır perdesi başlaık bırakıp bir yazısını daha nihayete erdirmiş...
Bana da ödev vermiş...
Yaptım ki ben ödevimi... :)
zuleyla - 2007-02-05 02:46:51 - 2007-02-05 02:46:51
ben çok iyi saklanmıştım ama...
nasıl da yakalanıverdim tühh.... ben kimseyi mimlemedim ama...benim arkadaşım yok ama.. çok mu ezik oldum ben ama... neyse tamam şebekliği kesiyorum. türkü tadında kalın :P
nsysr - 2007-02-04 22:00:27 - 2007-02-04 22:00:27
dolphin
özellikle iki kişi mimledim. sobeleme konusunda çok dertliyim zira. seçemiyorum sobeleyecek adam :) çok sorun olmazsa ikide kalsın lütfen.
teşekkürler yorum için.
caglarbilir - 2007-02-04 21:24:27 - 2007-02-04 21:24:27
çok hızlısın ama :)
süper bir mimlenme yazısı bu :) öyle toraman bir çocuk olarak dünyaya gelmende ayrıca bir hikaye konusu olsa gerek :) büyük annelerin şefkatinde büyüyen çocukların psikolojisini merak etmişimdir hep... bence bu gözleme dair yazılar yazmalısın... sadece küçük bir tavsiye benden sana :)
bu arada umarım züleyla kırmazda mimlenme görevini gerektiği şekilde ifşa eder. ama çağlarım gözden kaçırdığın bişey var sanırım, 3 kişiyi mimlemen gerekiyordu. imkanın varsa hala düzeltme yap derim ben :) 3. sünün başı kel mi yani? :) ( umarım arkadaş listende kel birileri yoktur :))
kırmadığın ve bu oyuna katılıp bizi mutlu ettiğin için ayrıca teşekkürler sana...
dolphin
dolphinblue - 2007-02-04 21:13:03 - 2007-02-04 21:13:03
|
Tanım
Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, süreklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz.
Son Yazılar
- DENEY
- Kulaktan klavyeye Dem Bu Dem 04022009
- Çağdaş Ozanlar
- Kriz yönetimi
- H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)
- Uyaran Enflasyonu
- Nakli yekün
- İnsani sorular
- Çamaşırın kirliliği kanıksaması
- Kulaktan klavyeye: Herşey çok güzel olacak
- Şey'in çoğulu olarak Eşya
- Maket
- Uzun yol yapmak
- Durdurun beynimi, inecek var
- Ruh Çağırma Seansı
- Gözyaşı
- Güç ve Adalet
- Tüketilenle özdeşleştirme
- Kaynak olarak Zaman
- Yapmak ve yapmamak
Sınıflar
| Arşiv |
Profil |
Ana Sayfa |
| kişi şu an sitede|
Arşİvden Seçkİ
Direkler'den Seçme
∞ gözlem çerçevesi
∞ Serdar Turgut
∞ fasülye
∞ Zamana, Musibete ve Etme Bulmaya Methiye
∞ Olasılık Emmisi
∞ Düşünce ve Amaç
∞ Peppermill ve bir hediye soru
∞ Demirden Değiliz
∞ Yalnız yaşamak
∞ Aidiyet, Kader ve Köksüzler
∞ Nasıl Büyürüz
∞ Telkariden mozayik pastaya
Güç Paradigması
∞ Güç, içinden çıkılabilecek bir paradigma mıdır?
∞ güç hukuk ve ahlak
∞ denetim
∞ güçten tarafa olmak
∞ Köpek ve Güç, Nereye götürecek bizi bakalım
∞ Eski dert, güç paradigması
∞ Acı acı gülmek
Özyaşamöyküsü Denemesi
∞ H. Çağlar Bilir
∞ H. Çağlar Bilir - 2
∞ H. Çağlar Bilir - 3 ' ümsü
∞ H. Çağlar Bilir - 4 gibi ama yarım
∞ H. Çağlar Bilir - 5 (Görsel)
∞ H. Çağlar Bilir - 6 (Güncelleme)
∞ H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)
Buradan sonrası testtir:
Başka Sayfa
|