| Çağlar'ın Sanal Alanı Olsun |
|
18/10/2006 - 23:24 Kelebek etkisi ya da bulanık beyinli Çağlar bugün ne iş işlemişEK: Buradaki(blogcu.com) tüm yazılarımı yoruma kapattım. Okuduğu yazı ile ilgili fikir paylaşmak isteyenler, tüm yazıları paylaştığım yeni yere(blogspot.com) gelebilirler. Biliyorum, biraz meşakatli ama, "Kelebek etkisi ya da bulanık beyinli Çağlar bugün ne iş işlemiş" +site:caglarbilir.blogspot.com şeklinde bir gugıl araması sizi ilgili yere ulaştırabilir sanırım. Umarım bu çözüm yararlı ve başarılı olur. Not: Yazılar blogcu'daki tarihlerine göre taşındı, arşivden tarihe göre de bulabilirsiniz blogspot'ta. Çocuklar için; noktaları birleştirin, bakalım ne resim çıkacak ortaya resimlerini hatırlar mısınız. Hatta sonra boyanırdı da içleri, güzel olurdu. Bir mıh bir nal, bir nal bir at, bir at bir yiğit, bir yiğit bir devlet diye bizim kültürümüzde anlatılan olguyu ecnebi, kelebek etkisi diye teori yapmış. Bugün fransıza uyuz oluyoruz, alınmış pejoyu yakmak yerine alma kararlarımızı yerli malına doğru yöneltmeye çalışsak mümkün olduğunca, iyi olur kanaatindeyim. Fikirde de yerli malı kullanmak diye bir yerli malı fikir atayım ortaya. Diyeyim ki kaos teorisini örneklerken börtü böcek yerine atlı, yiğitli, devletli örneklemimizi kullanalım. -Bakın bu paragraf mis gibi tartışılabilir, fikrin ulusu olur mu diye...Dikkat, biliyorsunuz karşılıklı tartışma istemiyorum yorumlarda, buyrun herkes kendinisininkini koysun yorumlara, bilelim, öğrenelim. Nedir bu böyle saçma girizgah diyenleri aşağı alalım; Gündelik hayatta da olmadık noktalar olmadık başka noktalarla birleşiyor, ilginç bir resim çıkıyor ortaya. Sürekli gidiyorum dediğim bir lokanta var demiştim ve daha önce bahsetmiştim Boğaz kısmında Yörükhan Güveç'ten. Bugün oradaydık yine şirketten insanlarla, üstümüze 3 paket tanıdık geldi, komik oldu. Tanıdığın tanıdığı vardı, oradan onu buradan bunu topladık, bilgilendik. Avrupa'nın birleşip tepemize binmesinden girdik, Irak'ı Suriye'ye kattık Van Gölü'nden çıktık helikopter'e takılı havadan havaya roketle. Arada da Ümitköy'ün ve Çayyolu'nun en ünlü ve ruhsatsız mekanları hakkında malumat sahibi olduk takviye olarak. Neyse, beyin çorbasını uzatmayayım derken aklıma içtiğim çatalhöyük çorbası, yediğim sebze güveç, gavurdağı salatası, sarma, frik/frig/firik ?? pilavı ve güllaç geldi. Düşünürken yine doydum bakın. Ağzı sulanmış olup da bizim bu mekana gitmek isteyenler için aşağıda ufak bir resim var. Resmin sol üstü Çetin emeç ile Türkocağı'nın kesiştiği kavşak. Dolayısı ile resmin üst tarafında boydan boya olan cadde Çetin emeç. Sağ taraftan yani Kızılay yönünden gelecekler Aşağı öveçler 4'ten girecekler ve o beyaz çizgiyi pazar yerinin karşısındaki mekana kadar takip edecekler. Sol taraftan yani Konya yolu tarafından gelmek isteyenler de Çetin emece çıkıp ikinci bat-çık'tan önce 6. caddeye girerlerse ve yine beyaz çizgiyi takip ederlerse iyi olacaktır. 2. bat-çık'ı da kullanıp sonrasında 6. caddeye girenlere oha ya da Çağlar diyebilirsiniz. Ha bir de "kardeşim el kadar foto koymuşsun, birşey anlamadık biz, yön duygumuz da pek bir zayıf" diyenler olabileceğini düşünerek mekanın koordinatlarını vereyim ki ne kadar uzgörülü bir insan evladı olduğum bilinsin: 39 derece 53 dakka 25,97 N; 32 derece 49 dakka 31,40 E (Valla doğrusu nasıl yazılıyor bilmediğim için böyle yazdım. O damak mutluluğu için bunu kendiniz çözeceksiniz) Arkadaş anladık da niye bu kadar çekiştiriyorsun bu Güveç restorantını diye düşünenler için ise; senelerdir orada yediğimi, sadece yemek için değil sohbet için de oraya gidebildiğimi, kendimi mekana ait hissedebildiğimi ya da mekanı kendime ait hissedebildiğimi, geçen sene kolumu kırdığımda bana bakmaya gelen anne-babanın beni buranın sahiplerine emanet ettiklerini söyleyebilirim ya da size ne kardeşim, uyuz oluyorsanız okumayın da diyebilirim. Budur: Günün özetini tersten yazdığımın farkındayım fakat öyle başladık bir kere. Öyleyse şirketten Güveç'e gelirken arabada dinlediğimiz müzik ve o anda yaptığım çıkarımdan da bahsedeyim. Arabayı bizim Ömer gün içinde kısa bir iş için almıştı, radyoda Radyo Ostim ayarlamış. İsmi tam doğru yazmamış olabilirim ama önemli olan bu kanalın tarzının Ankara havası olması, dur aslında kibarca yazmaya gerek yok doğrudan Sincan tarafından Turgut, Namık vb. isimli arkadaşlarımızın belli bir tarzdaki türkümsülerinin bu kanalın ana kan damarı olduğunu doğru anlamış bulunduk. Mis gibi de eğlendik. Ne dedi şair türküde: "8x4 getir kokamıyoom, gelin de kör olsun duramıyooom" Bu kadar özgün bir türkü idi işte. Biz ise akşam trafiğinde her sürücünün bu ve benzeri kanalları dinlemesi ve sinirlerini asfalta gömmesi gerektiğinde karar kıldık. Eskişehir yolunda arabanın içinde haydi eller havaya yapanlar da bizdik yani. Hande müzik dinlemek için araç sürmüş bugün, biz de böyle bir nazireyi bilmeden yapmışız. Böyle işte. Günün başından buraya kadar olanını unuttum sanırım. Yetsin bu kadarı Saygılar. Not: Güne dair birşeyler yazmak kolay. Ama sobelenme ödevimin olduğunun, iletişim konusuna devam etmem gerektiğinin, Taslak'da söylediğim ve eksik kalan konuların kaldığının, okumam gereken siteler olduğunun farkındayım. Ama onlar daha fazla konsantrasyon ve enerji istiyor, doğruya doğru. Tamam, tamam sallanmam. Not2: Şöyle ilginç bir noktaları birleştirme vukuatı da olmuş: Birileri Güveç'i başka birilerine anlatmış ama tarif edememiş bir sebepten, sonra o başka birileri webden(web değil o google) aramış, hasbel kader(böyle mi yazılıyor bu) biz çıkmışız, laf dönmüş dolaşmış mekanın sahiplerinden bize geri gelmiş. Eğlenceli. Demem o ki bir blog nasıl, nerelerden, hangi ince tellerle nerelere bağlanıyor... 18/10/2006 - 23:24 - yorum yaz
|
Tanım Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, süreklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz. Son Yazılar - DENEY - Kulaktan klavyeye Dem Bu Dem 04022009 - Çağdaş Ozanlar - Kriz yönetimi - H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı) - Uyaran Enflasyonu - Nakli yekün - İnsani sorular - Çamaşırın kirliliği kanıksaması - Kulaktan klavyeye: Herşey çok güzel olacak - Şey'in çoğulu olarak Eşya - Maket - Uzun yol yapmak - Durdurun beynimi, inecek var - Ruh Çağırma Seansı - Gözyaşı - Güç ve Adalet - Tüketilenle özdeşleştirme - Kaynak olarak Zaman - Yapmak ve yapmamak Sınıflar | Arşiv | Profil | Ana Sayfa | | kişi şu an sitede| Arşİvden Seçkİ Direkler'den Seçme ∞ gözlem çerçevesi ∞ Serdar Turgut ∞ fasülye ∞ Zamana, Musibete ve Etme Bulmaya Methiye ∞ Olasılık Emmisi ∞ Düşünce ve Amaç ∞ Peppermill ve bir hediye soru ∞ Demirden Değiliz ∞ Yalnız yaşamak ∞ Aidiyet, Kader ve Köksüzler ∞ Nasıl Büyürüz ∞ Telkariden mozayik pastaya Güç Paradigması ∞ Güç, içinden çıkılabilecek bir paradigma mıdır? ∞ güç hukuk ve ahlak ∞ denetim ∞ güçten tarafa olmak ∞ Köpek ve Güç, Nereye götürecek bizi bakalım ∞ Eski dert, güç paradigması ∞ Acı acı gülmek Özyaşamöyküsü Denemesi ∞ H. Çağlar Bilir ∞ H. Çağlar Bilir - 2 ∞ H. Çağlar Bilir - 3 ' ümsü ∞ H. Çağlar Bilir - 4 gibi ama yarım ∞ H. Çağlar Bilir - 5 (Görsel) ∞ H. Çağlar Bilir - 6 (Güncelleme) ∞ H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)
Başka Sayfa |