Nakli yekün

Bugün oturuyorum Güveçte, patronculuk oynuyorum kendi kendime; inanmazsın aklıma fikir geldi. Kaçmalarına izin vermeden yazdım bir köşesine, yine aklımın.

Bizim zamanımızda anadolu lisesi denen yerlerin orta kısımlarında(ortaokulumsu işte) bir yerlerde iken gözlerimin bozulur gibi olduğunu, oturduğum yerden tahtayı göremez, okuyamaz olduğumu, ve dahi bu sorunu kendim dile getiremediğim için ailemin tanıdık öğretmene bilgi verdiklerini, onun da sorumlu öğretmene ricacı olduğunu hatırladım. Sonra bir paranın ukalalaştırdığını şu anda düşündüğüm(zengin piçi dememeye çalışıyorum) bir sınıf arkadaşının itiş-kakışına kendi başıma cevap veremediğimi, bunun da tanık olan bir öğretmen tarafından halledildiğini hatırladım. Yine başka bir öğretmenin -ki sanırım kendisi sonradan müdür muavini olmuş bir kamyon idi- beden eğitimi dersi sırasında, sırada boynumdaki kolyeye takılıp "bunu köyde hayvanlara takıyoruz boyunlarına çıngırak asmak için" gibi birşeyler dediğini ve benim yine kendisine cevap veremediğimi de hatırladım. (Lan ne travmatikmiş gibi geldi şimdi bana da o zamanlar)

İşte bu gibi aklıma gelen şeylerden, benim kendimi ifade edemeyen birisi olduğumu çıkardım.

Hani evi yerleştiriyorum ya(askerden geldim, eve girdim, iş tuttum... yok yanlış oldu; ev tuttum, işe girdim. Ve evi yerleştiriyorum işte) o yerleştirdiğim kolilerin birinde de cd'ler vardı. Kurcaladım, üniversite yıllığımızın elektronik halini buldum. Orada da benim için şu an bana ilginç gelen şeyler yazmışlar o zamanki arkadaşlar. Düşündüm, ben öyle biri miyim acaba diye, bilemedim.

"Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, süreklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz."

Bu da, bu blogun sağ başında ilk günden beri duran bir cümle. Hepsini birden çorba edecek olursam eğer, ben bu yazılarla neler yapıyorum ya da yapmaya çalışıyorum diye düşündüm. Bir kere kendimi anlatabiliyor muyum sorusundan daha önce ben nasıl birisiyim sorusu var. Cevap veriyorum: Bilmiyorum. E o zaman anlatamam mı. Bilmeden anlatmaya çalışsam kendi kendine ortaya çıkmaz mı. Hani kitabi tanım vermek yerine örneklerle açıklamak gibi. Burası ansiklopedi olmadığına göre, bu yöntem çalışır mı acaba diye size soracağım.

Toplamak gerekirse iki temel soru var. Ben yazdıklarımla kendimi anlatabiliyor muyum, benim anlattığımı sandıklarımın bir değeri var mı, ben ne anlatıyorum (evet, üçmüş)

Katılımcı olmayı kabul ederseniz eğer, sorunun muhatabı sizsiniz sevgili okuyucu. İsimli, isimsiz; buyrun. Merak ediyorum.

Not: Yekün alıyorum, ama sanırım nakletme konusu cevaplarla ilgili olacak.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !