<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Çağlar&#39;ın Sanal Alanı Olsun</title>
        <description>Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, süreklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz. </description>
        <link>http://caglarbilir.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 23:53:10 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>DENEY</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/deney_35684051.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/deney_35684051.html</guid> 
            <description>&amp;Ccedil;ok mutsuzum.&lt;br /&gt;Eski yazılar &amp;ouml;ks&amp;uuml;z, sahipsiz kalacaklar burada diye &amp;uuml;z&amp;uuml;l&amp;uuml;yorum.&lt;br /&gt;Ama deney de olsa adı, artık;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://caglarbilir.blogspot.com&quot;&gt;caglarbilir.blogspot.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;EK:&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;Buradaki(blogcu.com) t&amp;uuml;m yazılarımı yoruma kapattım. Okuduğu yazı ile ilgili fikir paylaşmak isteyenler, t&amp;uuml;m yazıları paylaştığım yeni yere gelebilirler. Biliyorum biraz meşakatli ama,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;amp;safe=off&amp;amp;q=%22YAZI_ADI%22+%2Bsite%3Acaglarbilir.blogspot.com&quot;&gt;&quot;YAZI_ADI&quot; +site:caglarbilir.blogspot.com&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;şeklinde bir gugıl araması sizi ilgili yere ulaştırabilir sanırım. Umarım bu &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;m yararlı ve başarılı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/deney_35684051.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 09 Feb 2009 14:49:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kulaktan klavyeye Dem Bu Dem 04022009</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/kulaktan-klavyeye-dem-bu-dem-04022009_35455061.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/kulaktan-klavyeye-dem-bu-dem-04022009_35455061.html</guid> 
            <description>&lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/Sozler/&quot;&gt;S&amp;ouml;zler &lt;/a&gt;sınıfı genelde Kulaktan klavyeye serisinden oluşuyor. Hatırlatmak gerekirse eğer, televizyonda, radyoda ya da bilgisayarda dinlediğim şeyleri o anda anladığım kadarıyla yazıverince ortaya &amp;ccedil;ıkıyor. &amp;Ccedil;oğunlukla yarım, bozuk, yanlış anlaşılmış olabiliyor. Ama bu t&amp;uuml;r yazıları da b&amp;ouml;yle seviyorum. Yine &lt;i&gt;Dem bu dem&lt;/i&gt; programına denkgeldim Trt4'te. Oradan iki par&amp;ccedil;amız var bu yazıda. Darmadağınık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oy yol &amp;uuml;st&amp;uuml;ne ?desdere goymuş&lt;br /&gt; oy gelin vurmayın&lt;br /&gt; ke delikten mi aldın a gız &lt;br /&gt; sen bu s&amp;uuml;rmeyi&lt;br /&gt; s&amp;uuml;rmeyi gideyi&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Sarı zeybek eşelere yaslanır aman yaslanır&lt;br /&gt; hele yaslanır&lt;br /&gt; deli oğlan alacakta uslanır aman uslanır&lt;br /&gt; efem uslanır&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &amp;ccedil;am oluktan soğuk sular i&amp;ccedil;ilir&lt;br /&gt; ??yaz gelince pos balı mara g&amp;ouml;&amp;ccedil;&amp;uuml;l&amp;uuml;r??&lt;br /&gt; g&amp;ouml;z... .. &lt;br /&gt; ??dertlilere derman derman baş da bağlılar??&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; ?Cemileler yalnız gezer dağlarda aman dağlarda &lt;br /&gt; hele dağlarda&lt;br /&gt; &amp;uuml;z&amp;uuml;m galdı mor s&amp;uuml;mb&amp;uuml;ll&amp;uuml; bağlarda aman bağlarda&lt;br /&gt; yeşil bağlarda&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; ********&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; demirciler aman demir d&amp;ouml;yer ...&lt;br /&gt; sevip sevip ayrılması fidan boylum g&amp;uuml;&amp;ccedil; olur&lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;haydinni &amp;ccedil;atal &amp;ccedil;atal ?&amp;ouml;zger var&lt;br /&gt; benim yarimde halka gibi g&amp;ouml;zler var&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; inme de ... inme&lt;br /&gt; b&amp;ouml;yle susuz &amp;ccedil;&amp;ouml;llere&lt;br /&gt; ben gidersem aman sen kalıyorsun fidan boylum ellere&lt;br /&gt; haydinni al işlikte mor d&amp;uuml;ğme&lt;br /&gt; cavurun kızı yine geldin g&amp;ouml;yn&amp;uuml;me&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/kulaktan-klavyeye-dem-bu-dem-04022009_35455061.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 04 Feb 2009 23:05:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çağdaş Ozanlar</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/cagdas-ozanlar_35098991.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/cagdas-ozanlar_35098991.html</guid> 
            <description>Okumadım k&amp;uuml;lliyatı, ve okumadığım i&amp;ccedil;in de &amp;uuml;z&amp;uuml;l&amp;uuml;yorum kendim i&amp;ccedil;in. Ama hissedebiliyorum, &amp;ccedil;ok b&amp;uuml;y&amp;uuml;k. Bug&amp;uuml;nlerde &lt;i&gt;gibi &lt;/i&gt;kelimesinin &amp;uuml;zerine &amp;ccedil;ok y&amp;uuml;klenen ne oldum delisi yazarcıklara kızıyorum. Sırf onlara uyuzluğumu s&amp;uuml;mk&amp;uuml;receğim bir b&amp;uuml;t&amp;uuml;n yazı yazmak da istiyordum fakat o g&amp;uuml;c&amp;uuml; bulamıyorum kendimde. Ama eğer bıkbık gibi, vıkvık gibi bırtbırt gibi diyecekseniz, o kadar s&amp;uuml;nd&amp;uuml;recekseniz şu &lt;i&gt;gibi &lt;/i&gt;kavramını, yapmadan &amp;ouml;nce bir d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n derim. &lt;br /&gt;L&amp;uuml;tfen, bakın nasıl yakışıklı kullanılabiliyor bu. Adam y&amp;uuml;zyıllar &amp;ouml;nce &quot;yel esip ge&amp;ccedil;miş gibi&quot;, &quot;g&amp;ouml;z yumup a&amp;ccedil;mış gibi&quot; diyor, ben bug&amp;uuml;n &amp;ouml;mr&amp;uuml;m&amp;uuml; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;rken i&amp;ccedil;imin tellerinin zınlamasına hakim olamıyorum. Adam &quot;G&amp;ouml;k ekini bi&amp;ccedil;miş gibi&quot; diyor, ben d&amp;ouml;rt kelimeyi okuduğumda ka&amp;ccedil; mehmet d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum bi&amp;ccedil;ilip gitmiş. Anlatabiliyor muyum bilmiyorum ama nasıl ki şu &lt;i&gt;gibi &lt;/i&gt;kavramına, sanki elinde başka hi&amp;ccedil;bir kelime yokmuşcasına, T&amp;uuml;rk&amp;ccedil;enin &lt;br /&gt;yeni gelini gibi sarılanları okuduğumda sinirim tepeme &amp;ccedil;ıkıyor, 'van minit' bile demeden alnının &amp;ccedil;atını g&amp;ouml;m&amp;ccedil;&amp;uuml;rtmek, dillerini kravat niyetine boğazlarından &amp;ccedil;ıkarmak istiyorum. Evet, o kadar sinirleniyorum. Herhangi bir harekette bulunmuyorum tabii ki. Sadece i&amp;ccedil;im kaynıyor, ama tutuyor, yutuyorum. &lt;br /&gt;Sonra seviniyorum, yine de bu sa&amp;ccedil;malıkların arasından parlayan c&amp;uuml;mleleri g&amp;ouml;rebiliyorum. Kul Ahmet'e &quot;yalan d&amp;uuml;nya&quot; dedirtip onu bir ceketle Ahmet Bey yapabilenleri, &quot;Kimi tatlı peşinde, kiminse tuzu yok&quot; deyiverip de g&amp;uuml;ndelik hayatımızda yaptığımız bir&amp;ccedil;ok şey i&amp;ccedil;in su&amp;ccedil;luluk duymamızın sebeplerini anlatıvermiş olanları dinleyebilmiş, okuyabilmiş olmaktan mutluluk duyuyorum. Yine ve hala ve her seferinde hep y&amp;uuml;rek kabartıp ve aynı za.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/cagdas-ozanlar_35098991.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 23:26:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kriz yönetimi</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/kriz-yonetimi_34523621.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/kriz-yonetimi_34523621.html</guid> 
            <description>Daha yirmi yedi yaşındasın. Niye akşam iş &amp;ccedil;ıkışı mutlu saatler diye nitelenir diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmeden birka&amp;ccedil; kişi toplandınız ve eğlendiniz. Alkol g&amp;uuml;zel. Şimdi i&amp;ccedil;meyeceksin de ne zaman i&amp;ccedil;eceksin ki, değil mi. Yalnız o etin porsiyonu biraz fazla idi sanki. Ama bira iyidir, rahatlatır mideyi. Bira, patates, bira, biraz daha patates, sıkılınca &amp;ccedil;erez. Ortam g&amp;uuml;zel. Zaten bu adamların muhabbetinden hoşlandığın i&amp;ccedil;in buradasın. E giysiye sinen sigara kokusunu da &amp;ccedil;ekivereceksin, olur o kadar. Bu iş sonrası eğlencelerin artık ka&amp;ccedil;amak değil de bir rit&amp;uuml;ele d&amp;ouml;n&amp;uuml;şmesi seni mutlu ediyor. Bu sosyal kişiliğinin oturan tuğlalarından biri. Evet b&amp;ouml;yle d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yor ve bundan keyif alıyorsun. İnsan kendini insanlara, şeylere, yerlere ait hissetmek istiyor.&lt;br /&gt; Gece ge&amp;ccedil; vakitte eve d&amp;ouml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde &amp;ccedil;ok yediğini farkettin yatağa yatınca. Şişlik var, uyutmuyor. Acaba dış kapıyı kilitlemiş miydin. Amaan, bu sefer de kilitsiz kalıversin. Zaten sitede yıllardır bir tane bile hırsızlık olayı olmamış ve her yer kamera dolu. Bırak kafanın i&amp;ccedil;indeki konuları artık, uyumalısın. Yarın işe dağılmış halde gitmemek gerek, toplantı var. Bak d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nme diyorum, uyumanı engelliyor bu kafanın i&amp;ccedil;indekiler derken daldın. &lt;br /&gt; Ah, bu ne. B&amp;ouml;yle karın ağrısı mı olur. Yutkunamıyorsun, batıyor g&amp;ouml;ğs&amp;uuml;n. Kolunun &amp;uuml;st&amp;uuml;ne mi yattın yahu. Doğrulamıyorsun, g&amp;ouml;ğs&amp;uuml;n&amp;uuml;n &amp;uuml;zerine kocaman bir kaya oturmuş gibi, nefes de alamıyorsun. Aahhh, sesin de &amp;ccedil;ıkmıyor. Birşeyler oluyor, bu ne. Gaz falan değil, birşey oluyor, bariz g&amp;ouml;ğs&amp;uuml;n ağrıyor. Yataktan kalkmaya &amp;ccedil;alışırken yana d&amp;uuml;şt&amp;uuml;n ve gece lambasının aydınlığı da gitti g&amp;ouml;zlerinden. G&amp;ouml;zlerin a&amp;ccedil;tığında &amp;ccedil;ok uzun s&amp;uuml;re olmadığını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;n, &amp;ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; ağrı devam ediyor hala. Batıyor da. G&amp;ouml;ğ&amp;uuml;s kafesin i&amp;c.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/kriz-yonetimi_34523621.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 26 Jan 2009 00:31:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>H. Çağlar Bilir - 7 (Alıntı)</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/h-caglar-bilir-7-alinti_33715641.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/h-caglar-bilir-7-alinti_33715641.html</guid> 
            <description>Efendim bu sefer bir değişiklik yapacağım ve -sanırım benim sayılır artık(sekiz yıl olmuş)-, &amp;uuml;niversite yıllığımdan beni anlatan birka&amp;ccedil; alıntı yapacağım. &amp;Ouml;zyaşam &amp;ouml;yk&amp;uuml;s&amp;uuml;n&amp;uuml;n bu b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; de b&amp;ouml;yle olsun. Tabii ki, yanlı makaslayacağım. Hem ilgin&amp;ccedil; olsun diye, hem de sans&amp;uuml;r niyetine. Bir de tam tam almayayım ki fikri m&amp;uuml;lkiyet, cart curt. Ha tabi yıllıklar hep yanlı olur, bilerek okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;A.S.: &quot;Bazen kendi kendinize itiraf edemediğiniz bazı ger&amp;ccedil;eklerle y&amp;uuml;zleşmek zorunda kalabilirsiniz. İşte sizi bu ger&amp;ccedil;eklerle y&amp;uuml;zleştirecek yiğit birine ihtiya&amp;ccedil; duyulur. Bu işi yapacak kişinin, ki ger&amp;ccedil;ekte elini taşın altına sokan odur, sizin şiddetle reddedebileceğiniz bir ger&amp;ccedil;eği y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;ze karşı s&amp;ouml;ylemesi gerekebilir. Ve bunu yaparken sizin tepkinize bağlı olarak pek &amp;ccedil;ok şeyi riske atabilir.&quot;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&amp;Ouml;.E.: &quot;Birine &amp;ccedil;ok kızmak isteyip de kızamamana, bazen aşırı al&amp;ccedil;akg&amp;ouml;n&amp;uuml;ll&amp;uuml;l&amp;uuml;kle maskelenmeye &amp;ccedil;alışılan megalomanlığına, ...&quot;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;S.D.: &quot;Ger&amp;ccedil;ekten &amp;ccedil;ok iyi bir dinleyicidir ve ger&amp;ccedil;ek&amp;ccedil;i yorumlar yapar.&quot;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;U.A.: &quot;&amp;Ccedil;ağlar &amp;ccedil;ok iyi bir dost, ama tadında bırakılması gereken bir insan. Fazla uğraşmaya gelmez onunla, &amp;ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; &amp;Ccedil;ağlar&amp;rsquo;ın sonu gelmez nedense ... Sizi tanıyor ve her y&amp;ouml;n&amp;uuml;n&amp;uuml;zle tanıyor. Zaman O &amp;lsquo;nun lehine işliyor hep. O&amp;rsquo;nun i&amp;ccedil;in bir eğlence sanki bu. Kendinizde farketmediğiniz detayları da yakalıyor, y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;ze vuruyor ve sonra da bilgi&amp;ccedil; ve tatmin olmuş bir tavırla y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;ze bakıyor.&quot;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;M.A.: &quot;Haksızlıklara dayanamaz&quot;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;S.K.: &quot;Haksızlıklıklara dayanamadığına &amp;ccedil;ok kez şahit oldum. &amp;Ouml;zellikle fizik labratuvarında kopya muamelesinden d&amp;uuml;ş&amp;uuml;k not aldığın raporu tekrar yazmanı.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/h-caglar-bilir-7-alinti_33715641.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 16 Jan 2009 00:42:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Uyaran Enflasyonu</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/uyaran-enflasyonu_33380771.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/uyaran-enflasyonu_33380771.html</guid> 
            <description>Kafamın i&amp;ccedil;inde bekleyen kısa yazılardan biri daha bu. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &amp;Ccedil;evreme yetişemediğimi d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. Bir şekilde tepki vermem gereken durumların benim istiap haddimi aştıklarını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. İnsanın hayatında hakkınca yetebildiği ka&amp;ccedil; arkadaşı olmalıdır acaba diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. Frekans kavramı yerine kullandığım &quot;sıklık&quot; geliyor aklıma. Hi&amp;ccedil;kimse yokken dahi televizyon, telefon, bilgisayar, gazete arasında ka&amp;ccedil; saniyelik atlamalar yapılabilir acaba diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. Yetişemiyorum. E ayıklayamıyorum da. Anadolu lisesinde bir ingilizce dersinde kullandığımız ve bizim rbl dediğimiz ama adı aslında Reading Between The Lines olan bir kitap vardı, aklıma o geliyor. Sonra erişkin insanların aslında &amp;ccedil;oğunlukla ağızlarından &amp;ccedil;ıkanların dedikleri şeyler olmadığını, s&amp;uuml;rekli bir alt metnin etrafta gezindiğini hatırlıyor, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yor, algılıyor, hissediyorum, ya da bundan kuşkulanıyorum diyelim bir&amp;ccedil;ok insan gibi. Zira ben iletişimci değilim. Bu kaygı nedeniyle kurcalayıp duruyorum. S&amp;uuml;rekli kurcalıyorum, kurcalamaktan yorulana kadar kurcalıyorum. Yorulmaktan sıkılana kadar ilerletiyorum. Sonra da bunu sıkılmaya alışana kadar devam ettiriyorum. E tabi bunun &amp;uuml;zerine de neden g&amp;ouml;beğim b&amp;uuml;y&amp;uuml;mekte diye hayıflanıyorum. Bu s&amp;uuml;re&amp;ccedil; i&amp;ccedil;inde iken her durduğum durak aslında &amp;ouml;zel ihtimam g&amp;ouml;sterilmesi gerekecek kadar &amp;ouml;nemli, onun da farkındayım. Nasıl ekşis&amp;ouml;zl&amp;uuml;kteki her başlık vikipedyadaki her başlık aslında &amp;ouml;nemli ise, zap yaptığımız hep program aslında &amp;ouml;nemli ise, her insan da &amp;ouml;nemli, e ama yetişemiyorum. Dur, birşey yakaladım gri h&amp;uuml;crelerin arasında: Eğer hedefi bilmiyorsak yoldaki adımların değerini/&amp;ouml;nemini hesaplayamayız.&amp;nbsp; &lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;&lt;br /&gt; Neyse devam edelim. Benim iki daha az karışık konum daha var, yazarım yakında. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &amp;Ouml;pt&amp;uuml;&amp;uuml;&amp;uuml;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/uyaran-enflasyonu_33380771.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 11 Jan 2009 14:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Nakli yekün</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/nakli-yekun_32858321.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/nakli-yekun_32858321.html</guid> 
            <description>Bug&amp;uuml;n oturuyorum G&amp;uuml;ve&amp;ccedil;te, patronculuk oynuyorum kendi kendime; inanmazsın aklıma fikir geldi. Ka&amp;ccedil;malarına izin vermeden yazdım bir k&amp;ouml;şesine, yine aklımın. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bizim zamanımızda anadolu lisesi denen yerlerin orta kısımlarında(ortaokulumsu işte) bir yerlerde iken g&amp;ouml;zlerimin bozulur gibi olduğunu, oturduğum yerden tahtayı g&amp;ouml;remez, okuyamaz olduğumu, ve dahi bu sorunu kendim dile getiremediğim i&amp;ccedil;in ailemin tanıdık &amp;ouml;ğretmene bilgi verdiklerini, onun da sorumlu &amp;ouml;ğretmene ricacı olduğunu hatırladım. Sonra bir paranın ukalalaştırdığını şu anda d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;m(zengin pi&amp;ccedil;i dememeye &amp;ccedil;alışıyorum) bir sınıf arkadaşının itiş-kakışına kendi başıma cevap veremediğimi, bunun da tanık olan bir &amp;ouml;ğretmen tarafından halledildiğini hatırladım. Yine başka bir &amp;ouml;ğretmenin -ki sanırım kendisi sonradan m&amp;uuml;d&amp;uuml;r muavini olmuş bir kamyon idi- beden eğitimi dersi sırasında, sırada boynumdaki kolyeye takılıp &quot;bunu k&amp;ouml;yde hayvanlara takıyoruz boyunlarına &amp;ccedil;ıngırak asmak i&amp;ccedil;in&quot; gibi birşeyler dediğini ve benim yine kendisine cevap veremediğimi de hatırladım. (Lan ne travmatikmiş gibi geldi şimdi bana da o zamanlar) &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; İşte bu gibi aklıma gelen şeylerden, benim kendimi ifade edemeyen birisi olduğumu &amp;ccedil;ıkardım.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Hani evi yerleştiriyorum ya(askerden geldim, eve girdim, iş tuttum... yok yanlış oldu; ev tuttum, işe girdim. Ve evi yerleştiriyorum işte) o yerleştirdiğim kolilerin birinde de cd'ler vardı. Kurcaladım, &amp;uuml;niversite yıllığımızın elektronik halini buldum. Orada da benim i&amp;ccedil;in şu an bana ilgin&amp;ccedil; gelen şeyler yazmışlar o zamanki arkadaşlar. D&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;m, ben &amp;ouml;yle biri miyim acaba diye, bilemedim. &lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;&lt;br /&gt; &quot;Hadi bakalım hayırlısı, kendimizi anlatabilir miyiz, s&amp;uuml;reklilik arzedecek fikir yazıları yazabilir miyiz, deneyeceğiz.&quot;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bu da, bu blogun sağ başında ilk g&amp;uuml;nden beri dura.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/nakli-yekun_32858321.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 04 Jan 2009 20:51:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnsani sorular</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/insani-sorular_32475191.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/insani-sorular_32475191.html</guid> 
            <description>Acaba aramızda psikoloji okumuş olan var mıdır. Yoksa eğer, ben biraz sıkacağım izninizle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyondan &amp;ouml;ğrendiğim kısıtlı bilgime g&amp;ouml;re atların mesela eğitiminde, istendik davranış g&amp;ouml;sterdiklerinde &amp;ouml;d&amp;uuml;l olarak kesme şeker veriliyor. Yunuslara balık, k&amp;ouml;peğe sevgi verildiği gibi. Balinalara da balık veriyorlar, sadece biraz daha b&amp;uuml;y&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml;. Ayrıca yunuslar da sevgi g&amp;ouml;sterisinden memnun oluyorlarmış gibi bir hissiyatım da var, yok değil. Yani hayvanlarda gelişim sağlamak i&amp;ccedil;in, mesela daha d&amp;uuml;zg&amp;uuml;n y&amp;uuml;r&amp;uuml;mek i&amp;ccedil;in, daha hızlı y&amp;uuml;zmek i&amp;ccedil;in, daha doğru kılavuzluk etmek i&amp;ccedil;in &amp;ouml;d&amp;uuml;l veriliyor. Ceza da var biliyorsunuz, rulo yapılmış gazete ile burnuna burnuna vurmak gibi. Yani gelişimin &amp;ouml;d&amp;uuml;l-ceza mekanizmasına dayandırıldığı bir eğitim s&amp;uuml;reci g&amp;ouml;r&amp;uuml;yoruz. B&amp;ouml;yle olmadığına dair bilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim, buradaki sa&amp;ccedil;ma olması muhtemel hipotezimizi de a&amp;ccedil;ık havada &amp;ccedil;&amp;uuml;r&amp;uuml;meye bırakırız. O vakte kadar, dediğim gibi olduğunu varsayarak devam edeceğim izninizle. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Burada şeker ve balık gibi fiziksel metalar ile sevgi gibi duygusal bir besini karşılaştırmayı hedeflemiyorum. Sadece hedef yanıltıyorum. Dikkatinizi başka y&amp;ouml;ne &amp;ccedil;ekmeye &amp;ccedil;alışıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl diyeceğim şu; insan yavrusu herhangi bir &amp;ouml;d&amp;uuml;l ya da ceza beklentisi olmadan da &amp;ouml;ğrenme isteği duyuyor. &amp;Ouml;d&amp;uuml;l ve ceza mekanizması işe yaramıyor demiyorum, onlar da kullanılıyor zaten, biliyoruz. Sadece demek istediğim şu ki, onlar olmasa da insan &amp;ouml;ğrenme, gelişme eğiliminde. İ&amp;ccedil;inde hayatını idame ettirmesi i&amp;ccedil;in gereken susuzluk ve a&amp;ccedil;lık gibi ihtiya&amp;ccedil;ların &amp;ouml;tesinde şeyleri karşılama isteği var g&amp;ouml;m&amp;uuml;l&amp;uuml; olarak. Bu beni &amp;ccedil;ok şaşırtıyor. Yani insan doğrudan yaşamını devam ettirmesi i&amp;ccedil;in faydalı olmayan şeyleri &amp;ouml;ğrenme iste.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/insani-sorular_32475191.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 31 Dec 2008 10:14:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çamaşırın kirliliği kanıksaması</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/camasirin-kirliligi-kaniksamasi_31931631.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/camasirin-kirliligi-kaniksamasi_31931631.html</guid> 
            <description>&lt;i&gt;ya da Donların kardeşliği&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınıflandırmak, kategorilere ayırmak yani, acaba faydalı birşey midir. Farklılıkları ortaya &amp;ccedil;ıkarmaktan bahsediyorum. G&amp;ouml;ze sokmaktan. İyi bir davranış mıdır. Getirisi nedir. Sivriltmek, keskinleştirmek işe yarar mı. Giresun ile Ordu'yu fındık bağlamında sınıflandırsak, Kilis ile Gemlik de anca zeytin tadında ayrılsa olmaz mı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Peki &amp;ouml;b&amp;uuml;r tarafta iki zeytinyağı &amp;ccedil;eşidini karıştırıp en makbul&amp;uuml; diye verseler kızmaz mısınız. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &amp;Ccedil;amaşırları -başka hi&amp;ccedil; bir imkan olmadığı i&amp;ccedil;in- soğuk su doldurduğunuz beş kiloluk bir yoğurt kovasında yalapşap basaklayarak yıkar gibi yaptığınızda farkındasınızdır aslında sadece pisliği homojenize edip her tarafa eş yaydığınızın. Suya bakarken d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;rs&amp;uuml;n&amp;uuml;z, k&amp;ouml;t&amp;uuml;de ortaklık kurmak herhalde b&amp;ouml;yle birşey diye. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Ama işte şimdi yazarken farkedersiniz: K&amp;ouml;t&amp;uuml;de sivriltmek, parmakla g&amp;ouml;sterip ortaya &amp;ccedil;ıkarmak; iyide de birlik olmak, kaynaşmak hemhal olmaktır doğru olan. &lt;br /&gt;Evet &amp;ouml;yledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/camasirin-kirliligi-kaniksamasi_31931631.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 24 Dec 2008 00:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kulaktan klavyeye: Herşey çok güzel olacak</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/kulaktan-klavyeye-hersey-cok-guzel-olacak_31485711.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/kulaktan-klavyeye-hersey-cok-guzel-olacak_31485711.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Bu ne bi&amp;ccedil;im hikaye b&amp;ouml;yle&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hasta mısın nesin bana s&amp;ouml;yle&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gel gidelim g&amp;uuml;neylere&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yenilenip dinlenmeye&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Deliyim ben aslında&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Senin gibisin sevmekle,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Deli&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başarısız olduysan oldun&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yıkma kendini zaten yorgunsun&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya bu deveyi g&amp;uuml;dersin&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya bu diyardan gidersin&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya vazge&amp;ccedil;er unutursun&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya da yolun a&amp;ccedil;ık olsun,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hadi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu felek kimine kavun&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kimine kelek yedirdi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sevinip de şımarınca&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sana derhal bildirdi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hadi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nerde hani o canım g&amp;ouml;zler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hani nerde verdiğin s&amp;ouml;zler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Boğuldum ben g&amp;ouml;zyaşına&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Elimi tutan el nerde&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sorarım kendi kendime&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Elimi tutan el nerde,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hani&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;- Abi, b&amp;ouml;yle bişey var mı, benzin d&amp;ouml;k&amp;uuml;l&amp;uuml;p adam yakılır mı, ya, yapmayın ya. Abi bak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Sen, sen insan değilsin biliyo musun. Sen insan suretinde bi hayvansın.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Abi bak mevzuyu bilmiyosun, bi konuşma ya.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Not: &quot;Herşey &amp;ccedil;ok g&amp;uuml;zel olacak&quot; isimli sinema filminin m&amp;uuml;ziklerinden biri. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şarkının ismi &quot;Bu ne bi&amp;ccedil;im hikaye b&amp;ouml;yle&quot;. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sami &amp;Ouml;zer, Mazhar Alanson, Cem Yılmaz s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yorlar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/kulaktan-klavyeye-hersey-cok-guzel-olacak_31485711.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 18 Dec 2008 16:30:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Şey'in çoğulu olarak Eşya</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/sey-in-cogulu-olarak-esya_31425081.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/sey-in-cogulu-olarak-esya_31425081.html</guid> 
            <description>D&amp;uuml;nyada acaba ka&amp;ccedil; tane lavabo vardır. Ka&amp;ccedil; &amp;ccedil;eşittirler Tarzları, şekilleri, duruşları nasıldır. B&amp;uuml;y&amp;uuml;ğ&amp;uuml; var, genişi, k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;ğ&amp;uuml;, ayaklısı, dolaplısı var. Evye diye isimlendirileni var i&amp;ccedil;inde bulunduğu yapıya bağımlı olarak mesela. Ka&amp;ccedil; cinse, t&amp;uuml;re, sınıfa ayrılırlar ki. Bunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. Bir de musluk d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. Acaba o da ka&amp;ccedil; tanedir d&amp;uuml;nyada. Tekli, &amp;ccedil;oklu, a&amp;ccedil;'lı, kapa'lı musluk. İki suyu birleştiren batarya denileni, boyunlusu, uzayanı, sabiti ile onlar da &amp;ccedil;eşit &amp;ccedil;eşit. Yani g&amp;ouml;r&amp;uuml;yorsunuz ben aslında katalogda olan &amp;ccedil;eşitleri bile bilmiyorum, bildiğim &amp;ccedil;ok oldukları. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Ama bildiğim birşey var ki genelde her lavaboya bir musluk d&amp;uuml;şer d&amp;uuml;nyamızda. Musluksuz lavabo ya da lavabosuz musluk pek olmaz. &amp;Ouml;zel ama&amp;ccedil;lı lavabo ya da musluk değilse. Yani ben şimdi b&amp;ouml;yle d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;m. &amp;Ccedil;ok yanlış değildir sanırım. Hem katılmasanız da dinlemem, burası benim. Demem o ki musluk ile lavaboyu birlikte d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. Madem bu kadar &amp;ccedil;eşit &amp;ccedil;eşit lavabo ve musluk var nasıl oluyor da ben lavabonun &amp;ouml;n&amp;uuml;ne ge&amp;ccedil;tiğimde hep g&amp;uuml;d&amp;uuml;k ağızlı musluklar denkgeliyor da elimi yıkayabilmek i&amp;ccedil;in b&amp;ouml;yle eğirip b&amp;uuml;ğ&amp;uuml;r&amp;uuml;yorum ellerimi, lavabonun sırtına yapışmadan kısa musluğun ucundan &amp;ccedil;ıkan suya ulaşmaya &amp;ccedil;alışıyorum. Niye yayla gibi lavabonun ortasına kadar uzanacak musluklar takmıyorlar. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Acaba uyumlu musluk ile lavaboların buluşup birleşememesi hayatın trajedilerinden biri midir. Nedendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/sey-in-cogulu-olarak-esya_31425081.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 17 Dec 2008 20:49:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Maket</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/maket_30604561.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/maket_30604561.html</guid> 
            <description>&quot;Kaptan, o nasıl bir fırtına idi &amp;ouml;yle. Bir filika kaybettik, kı&amp;ccedil; bumbası kırıldı ama denize d&amp;uuml;şmedi, ana yelken direğinde de hasar var. Şimdi oturup sakin kafa ile d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum da, bug&amp;uuml;ne kadar hatırladığım en inanılmaz boran ikibin&amp;uuml;&amp;ccedil; baharındaki idi. Beraberdik di mi diye o zaman da. D&amp;uuml;nyamız başımıza yıkılmıştı. Demirlibah&amp;ccedil;e'den Odt&amp;uuml;'ye gidiyorduk ve Talatpaşa sularındayken i&amp;ccedil;inde bulunduğumuz galaksi başka bir galaksiye arkadan bindirmişti de neye uğradığımızı şaşırmıştık. Bug&amp;uuml;nk&amp;uuml; ise onu unutturdu resmen. &amp;Ouml;leceğiz sandım. Battık, &amp;ccedil;ıktık. Tekrar battık ve bir el, sanki Tanrının eli, bizi kurtardı bir anda. &amp;Ccedil;ok hasar var ama toparlanırız değil mi. &lt;br /&gt; Sahi, bir filika ka&amp;ccedil; can eder. Bir filika kaybı ka&amp;ccedil; canı kaybettirir.&lt;br /&gt; Susayım ve sadece demirleri attırayım şu sehpadaki &amp;ouml;rt&amp;uuml;ye, değil mi. Tamam kaptan.&quot;&lt;br /&gt; &lt;br clear=&quot;all&quot; /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/maket_30604561.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Dec 2008 00:08:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Uzun yol yapmak</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/uzun-yol-yapmak_29978801.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/uzun-yol-yapmak_29978801.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;Bir yerden başka bir yere gidilir ve belki geri d&amp;ouml;n&amp;uuml;l&amp;uuml;r. D&amp;ouml;n&amp;uuml;p d&amp;ouml;nmemek ayrılınan yer ile eskiyen ilişkiye ve(ya) varılan nokta ile uyuşmaya bağlıdır herhalde biraz. Yolculuklar i&amp;ccedil;in plan yapmak iyidir, gerekir. Ama plan plan &amp;uuml;st&amp;uuml;ne kurunca insan, kendine de kumpas kurmuş gibi hissetmeye başlayabilir, gereksiz. Plan derdine g&amp;ouml;t&amp;uuml; d&amp;uuml;md&amp;uuml;z etmenin de manası yok diyelim ama onun yanında boklu değneğin &amp;ouml;b&amp;uuml;r ucu da sapının keyfine &amp;ccedil;ıkıp dolanmak herhalde. Kontrols&amp;uuml;z g&amp;uuml;&amp;ccedil; g&amp;uuml;&amp;ccedil; değildir diyen reklama inat patinaj &amp;ccedil;ekmeden plansız gezenlere mundar diyebilen bir kişiyim hapşurarak. Ayrıca şizofren olmadığımı da sanıyorum. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; (Uyuz etme pahasına) Neyse...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Yoldan keyif alınabilir. Sırf yolun keyfi i&amp;ccedil;in yola &amp;ccedil;ıkılabilir. Evet bunlar yapılabilir ve haklıdır da bunu beceren. Yol zaten kendini anlatır, akar gider. Bizim ayrıca c&amp;uuml;mle sermemize gerek yok. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bu yazı &amp;ouml;n tekerin ayrılınan yere d&amp;ouml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde g&amp;ouml;rd&amp;uuml;kleri ile, vardığında farkettikleri ile ilgili olmak istedi başta ama bakalım nasıl olacak.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; D&amp;ouml;n&amp;uuml;p gelen aslında herşey aynı şey olsun ister genelde. Ka&amp;ccedil;madı ise giderken. Bunun beyhude bir istek olduğunu da bilir aslında ya, kendine tebligatlarını s&amp;uuml;rekli s&amp;uuml;men altı eder insan. Zaten, zaten bildiklerimizi başkalarından duyduğumuzda vurucu olur. Bir tiyatro oyunudur bu. Oyuncu da seyirci de biz. Kendi kendimize tragedya(b&amp;ouml;yle mi deniyordu). Lan biliyorsun işte yediğin boku, daha ne. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Teller demiştik ya birka&amp;ccedil; kez. Bir de ona bakalım. İnsan kendi midesini &amp;ccedil;evreleyen tel ağı birarada tutan ve gerekirse sıkıştıran o birka&amp;ccedil; tel bağı tutup ş&amp;ouml;yle yukarı &amp;ccedil;ekip boğazına dolayarak ensesinden &amp;ccedil;ıkarıp beynine bağlayamaz. Yani aslında zaten b&amp;ouml;yle bağlıdır da kendi ellerini sokup bu birka&amp;c.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/uzun-yol-yapmak_29978801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 29 Nov 2008 12:51:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Durdurun beynimi, inecek var</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/durdurun-beynimi-inecek-var_27629931.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/durdurun-beynimi-inecek-var_27629931.html</guid> 
            <description>*&lt;br /&gt;U&amp;ccedil;uşa ge&amp;ccedil;iyoruz, emniyet kemerlerinizi bağlayın ama bana tutunmayın &amp;ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; benim ne yapacağım belli değil. &lt;br /&gt; Tutunmak kavramını daha &amp;ouml;nce &lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/aidiyet-kader-ve-koksuzler_1710152.html&quot;&gt;Aidiyet, Kader ve K&amp;ouml;ks&amp;uuml;zler&lt;/a&gt; yazısında irdelemiştik. Acaba tutunma işi b&amp;ouml;yle etken, aktif birşey olmamalı mı. İnsan tutunma i&amp;ccedil;in uğraşmalı mı uğraşmamalı mı bilemedim. Aslında k&amp;ouml;k salmak, ayakta durmak, kendi ağırlığı olması falan gibi. İnsanın elleri ile toprağa tutunduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nsenize. Ellerini kuma soktuğunu. Abuk bir pozisyon. Sanki tam kafanı kuma g&amp;ouml;mecekmişsin gibi. Hatta insanın kı&amp;ccedil;ı a&amp;ccedil;ıkta kalıyor gibi g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;yor bu pozisyonda. &amp;Ccedil;ınar olabilir. S&amp;ouml;ğ&amp;uuml;t de g&amp;uuml;zel isim. Ama ben bunların hi&amp;ccedil;birini tanıyamıyorum. Kavak değil ama. &lt;br /&gt; İnsan tutunacak birşeyler aramalı mı aramamalı mı, temel sıkıntı buydu başlarken.&lt;br /&gt; G&amp;uuml;n i&amp;ccedil;inde g&amp;ouml;rd&amp;uuml;klerimizden anlamlar &amp;ccedil;ıkarıyoruz. Yaşanan herhangi k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir şeyden insan anlam &amp;ccedil;ıkarıyor. Genelde yaptığımız bu bizim. Radyoda yine &lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/arabadan-eve-yutupten-klavyeye_4297180.html&quot;&gt;I wanna be your woman&lt;/a&gt; &amp;ccedil;aldı. Ona baktık, onu dinledik.&lt;br /&gt; Kıymık diyoruz falan. G&amp;ouml;r&amp;uuml;p farkedip aktif bir şekilde tutunacak şeyler arıyoruz. Bilmiyorum, yanlış gibi gelmeye başladı. Oluvermeli, olduğu gibi olmalı, uğraşmamalıyız. &lt;br /&gt; Tam olarak b&amp;ouml;yle. Etrafta birşeyler araştırmak, anlam aramak.. Hep kullandığımız deyim var ya,&amp;nbsp; kafası koparılmış tavuk &amp;ouml;rneği tam burada anlam buluyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bazı erkek hurdalıktan hi&amp;ccedil; işine yaramayacak birşey aldığı zaman kendi kendine &amp;ccedil;ocuk&amp;ccedil;a mutlu olur. K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k mutluluklar. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sabah uyanıp da cep telefonunun şarjının hala bitmemiş olduğuna seviniver.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/durdurun-beynimi-inecek-var_27629931.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 01 Nov 2008 00:08:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ruh Çağırma Seansı</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/ruh-cagirma-seansi_27099991.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/ruh-cagirma-seansi_27099991.html</guid> 
            <description>Birinci seans:&lt;br /&gt;(Ayağınız alışsın diye)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Yaşadıklarım d&amp;uuml;nde kaldı&quot; dememi engelleyen şeylerden biri v&amp;uuml;cudum. Fiziksel aktivitenin sonu&amp;ccedil;larını ilerleyen zamanlarda hatırlatıyor s&amp;uuml;rekli. &lt;br /&gt;Peki fiziğin yanında ruhta da mı iz kalıyor acaba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci seans:&lt;br /&gt;(Paralı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın neresi acırsa canı orada. Bacağı kırılır orası ağrır, tırnağı kırılır tırnağı ağrır. &lt;br /&gt;Kalbi kırılır, kalbi ağrır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/ruh-cagirma-seansi_27099991.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 26 Oct 2008 07:25:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gözyaşı</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/gozyasi_26681451.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/gozyasi_26681451.html</guid> 
            <description>İnsanoğlu doğarken belli bir hacimde g&amp;ouml;zyaşına mı sahiptir acaba. T&amp;uuml;m hayatı boyunca toplamda bu kadar mı harcayabilecektir. (Bu b&amp;ouml;yle değildir diyor i&amp;ccedil;imdeki ger&amp;ccedil;ekci odun ama o zaman yazı olmaz ya) Eğer boyle ise, acaba erkenden hepsini t&amp;uuml;ketiverip kurtulmak mı iyidir, yoksa s&amp;uuml;rekli azar azar akıtmak mı. Bu değerlendirme değil de sanki bir tercihmiş gibi geliverdi şu anda. Niye kurtulmak ve akıtmak gibi -istemeyen- c&amp;uuml;mleler kurduysak, değil mi. Olsun, biz bir pesimistin g&amp;ouml;zyaşlarını da dinlemiştik zamanında, b&amp;ouml;yle devam edelim.&lt;br /&gt; (Bu yazı da bok gibi oldu ya, hadi bakalım. Olsa da olmasa da kodum)&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Not: Ayh ayh canım diye saldırmayınız l&amp;uuml;tfen. Bakınız sınıf olarak &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/Defterden/&quot;&gt;Defterden&lt;/a&gt; g&amp;ouml;r&amp;uuml;nmekte. &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/Direkler/&quot;&gt;Direkler&lt;/a&gt; falan değil. Kaygılanmayınız.&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/gozyasi_26681451.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 20 Oct 2008 22:58:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Güç ve Adalet</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/guc-ve-adalet_26487621.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/guc-ve-adalet_26487621.html</guid> 
            <description>&quot;G&amp;uuml;&amp;ccedil;, adalet uğruna yapılan adaletsizliktir&quot; dedirtmiş Meşa Selimovi&amp;ccedil; Derviş ve &amp;Ouml;l&amp;uuml;m'&amp;uuml;n 290. sayfasında İshak karakterine... ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/guc-ve-adalet_26487621.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 18 Oct 2008 08:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Tüketilenle özdeşleştirme</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/tuketilenle-ozdeslestirme_26097271.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/tuketilenle-ozdeslestirme_26097271.html</guid> 
            <description>Kişinin okuduğu bir metne, izlediği bir g&amp;ouml;rsele ya da bunlar gibi başka bir şeye bağlanması, kendisini o i&amp;ccedil;erikte bulması, &amp;ouml;zdeşleştirmesi konusu takılmış bir ara kafama. Ki not almışım deftere. &lt;br /&gt;Bu durum kişinin toyluğuna delalet olarak değerlendirilebilir mi acaba diye de d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;ş&amp;uuml;m. Kişilik oturmamışlığı diye yorumlasak &amp;ccedil;ok mu gaddarlık yapmış oluruz. &lt;br /&gt;Yani fotoğrafı &amp;ouml;n&amp;uuml;me koyuyorum, sa&amp;ccedil;ma geliverdi bir an:&lt;br /&gt;&quot;Bir kitap okudum hayatım değiştiieağ&quot; &lt;br /&gt;Yani bunu bizim pamuklu g&amp;ouml;zl&amp;uuml;k de demiş olsa, bana ters. Ya da hadi laf sokmayalım. Bir kitap var, onbinlerce kişi okuyor, o kitaptaki bir karaktere &amp;ouml;yk&amp;uuml;n&amp;uuml;yor. (Yani cidden &amp;ouml;yle olmaz mı, &quot;evet evet işte bu beni anlatıyor&quot; diye) O zavallı karaktercik hangi birimizi anlatsın koyunum(pardon kuzum). Sa&amp;ccedil;ma. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam, bu belirttiğimiz durum aslında yazarın başarısı olarak d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;lmelidir, ona lafımız yok. Biz bokunda boncuk bulan okurla uğraşalım dedik bu sefer. Yeni gelin gibi kitaba sarılacağına hani diyorum biraz daha eleştirel, &amp;ouml;ğrenici, &amp;ouml;z&amp;uuml;mseyici baksa, kendini kendi kendine anlatabilecek kadar bilgilenmeye &amp;ccedil;alışsa, kendisini başkalarının c&amp;uuml;mlelerinde aramasa, hatta aslında aradığının bile farkında değilken, buluverdiğini sanmasa. Harbi bak şimdi sinirlendim, cidden sa&amp;ccedil;ma bu. &lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/tuketilenle-ozdeslestirme_26097271.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Oct 2008 09:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kaynak olarak Zaman</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/kaynak-olarak-zaman_26096741.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/kaynak-olarak-zaman_26096741.html</guid> 
            <description>Zaman kavramı kısıtlı bir kaynaktan bahsediyor. Hepimizin harcadığı, harcamaktan da genelde mutsuz olduğu bir kaynak. Ş&amp;ouml;yle d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce esiverince bakıyoruz ki zaman yerine koyulamayan kısıtlı bir kaynak. &lt;br /&gt;&quot;Yerine koyulamayan zaman kavramı i&amp;ccedil;in bir ikame &amp;ouml;nerisi: G&amp;ouml;relilik&quot;&amp;nbsp; diye bir tez konusu olur mu, olmaz. Anca blog yazısı olur işte. Ben de onu yazıyorum. &lt;br /&gt;Şu anda bildiğim kadarı ile aynı zamanda tekrar yıkanamıyoruz. O nedenle s&amp;uuml;rekli harcamada olduğumuz kabul&amp;uuml; sanırım o kadar da yanlış nitelendirilmez. Ama sanki mutlu olduğumuzda başka, mutsuz olduğumuzda başka hızda d&amp;ouml;n&amp;uuml;yor akrep. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Şimdi bir tuvalete gittim geldim, daha mutluyum. Bir daha d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nelim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mut sahibi olmak ya da olmamak galiba iyi bir anlatıcı olmadı bu yazıda. Kişinin algısı ile ilgili birşeylerden bahsetmek istiyordum ben. Demek istiyorum ki o t&amp;uuml;kettiğimiz ve yerine koyamadığımız zamanlar i&amp;ccedil;in hayıflanıyorsak aslında bir &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;m olarak farklı hissetmeyi, farklı algılamayı denemeliyiz. Aynı sezyumsal zaman dilimini iki farklı kişinin farklı hızda yaşaması fikri beni buraya getiren. O dilimin i&amp;ccedil;ine koyduğumuz anlamlardaki(değerlerdeki) farklılık hızını değiştiriyor zamanın. Evet, bitmesini engellemiyor, &quot;hi&amp;ccedil; yoktan&quot; bir &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;m &amp;ouml;neriliyor burada. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;&amp;Ouml;eaah&quot; sonucu:&lt;br /&gt;- İ&amp;ccedil;im kıpır kıpır, kendimi &amp;ccedil;ok gen&amp;ccedil; hissediyorum.&lt;br /&gt;- Bi sktr git. Y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; &amp;uuml;t&amp;uuml;le de gel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Defterden diye bir sınıf a&amp;ccedil;tım, tutarsa. Tutmazsa ona o zaman bakarız. &lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/kaynak-olarak-zaman_26096741.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Oct 2008 09:06:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yapmak ve yapmamak</title>
            <link>http://caglarbilir.blogcu.com/yapmak-ve-yapmamak_25535691.html</link>
            <guid>http://caglarbilir.blogcu.com/yapmak-ve-yapmamak_25535691.html</guid> 
            <description>Yapmamayı tercih etmek konusunda d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. O kadar yavaşım yani anlayacağınız. Daha yapmamayı tercih etmek doğru mu yanlış mı irdelemesindeyim, olacak şey değil. Bu kadar da olmaz yani. İğrendim resmen bak şimdi yazınca. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bug&amp;uuml;n; genele hakim olan d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce, yapmanın erdemli olduğu y&amp;ouml;n&amp;uuml;nde. &amp;Ccedil;ok farklı şekillerde &amp;ouml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;ze gelebilir bu yaklaşım. &amp;Uuml;retim olarak mesela g&amp;ouml;rebiliriz. Ne pahasına olursa olsun &amp;uuml;retim. Ya da hesaplanmış karlılık pahasına &amp;uuml;retim diyelim ki &amp;ccedil;ılgın t&amp;uuml;ketimi s&amp;ouml;m&amp;uuml;ren t&amp;uuml;rden bir &amp;uuml;retimden bahsettiğimiz de net olsun. Yoksa aptallıkla alakası yok bu yazdığımın. Ya da değişim diye, acayip ifrit olduğum bir kavram var g&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zde. Değişiyor ve gelişiyormuşuz. &amp;Ouml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;ze geleni değiştirmek gibi se&amp;ccedil;ici algılıyorum ben bunu. Acep değerlendirilmiş bir değişim kararı var mıdır. Değerlendirme derken değiştirilecek olan konunun eski(anlaşılan o ki beğenilmeyen) hali &amp;uuml;zerinde hangi parametrelere g&amp;ouml;re bir inceleme yapıldı da yerine yenisinin konmasına karar verildi. Mesela k&amp;uuml;lt&amp;uuml;r&amp;uuml;m&amp;uuml;z&amp;uuml;n g&amp;ouml;t&amp;uuml; m&amp;uuml; kocamandı da rejime sokulup eritilmekte. Ya bak aslında &amp;ouml;rneklerden bağımsız birşeylerden kaşıntı duyduğumu da belirtmek zorundayım. Ciddi ciddi, ilk halinin nesi vardı da harcama yapıyor ve değiştiriyoruz. Hangi &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;tlerle karar verdin buna. Bana sordun mu demiyorum bak, illa ki ben de bilmiyorumdur da, merak ediyorum harbi harbi. Anlamaya &amp;ccedil;alışıyorum yani seni. Bu vahşi değişim aşkı nereden geliyor. Bir de hareket etme var &amp;uuml;retim ve değişim gibi. Dursana. Neden gidiyorsun. Nedir ilk bulunduğun yerdeki sorun. Oradan oraya buradan şuraya, başım d&amp;ouml;nmekte. Yavaşla bari en azından azıcık. Nereden buluyorsun bu kadar enerjiyi kardeşim. (Enerji dedim hay allah bak yine) &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Yapma yapma yapmaa diye bağırsam sen inadına yapacaks.. ( &lt;a href=&quot;http://caglarbilir.blogcu.com/yapmak-ve-yapmamak_25535691.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 04 Oct 2008 11:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://caglarbilir.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>